Kılıçdaroğlu, TBMM Grup Toplantısında Konuştu

 Kılıçdaroğlu, TBMM Grup Toplantısında Konuştu

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM CHP Grup Toplantısında yaptığı konuşma yaptı.

Kılıçdaroğlu; “Elazığ ve Malatya’da yaşananlar, hayatını kaybedenler hepimizin ortak acısı, üzülüyoruz. Düşünün Kızılay Kızılay olmaktan çıktı, nasıl üzülmezsiniz, nasıl dertlenmezsiniz?


Filistin üzerine oynanan oyunlar, Filistin kadim bir coğrafya, yıllarını verenler, hayatlarını verenler, bura üzerine oynanan oyunlar, nasıl üzülmezsiniz?


Suriye’de yaşananlar, şehitlerimiz geldi, nasıl üzülmezsiniz? Yıllardır söylediklerinizi alıp bir tarafa atar ve sonra şehitler ortaya çıkınca ne diyeceksiniz arkadaşlar? Gerçekten üzüntülüyüm.


Bakınız değerli arkadaşlar, Elazığ’da deprem olduğunda valiyi aradım hemen akşam, il başkanımız Sayın Valinin yanındaydı. Daha henüz ölüm haberleri gelmemişti, yaralanma haberleri gelmemişti. “İnşallah gelmez” dedik. Sayın Vali de aynı dileklerde bulundu, ama 6.8 şiddetinde… Hemen iki genel başkan yardımcısını ve milletvekili arkadaşlarımızı görevlendirdim, Malatya ve Elazığ’a gidin, tabloya bakın diye. Elazığ milletvekilimiz zaten oradaydı, dolayısıyla bir işbölümü yaparak biz acaba burada ne oldu, eğer bir kayıp varsa yaraları nasıl sarabiliriz diye bunun çabası içine girdik değerli arkadaşlar. Arkasından arkadaşlara söyledim: Hemen gelmem gerekiyor mu Elazığ’a? “Hayır. Gelirseniz trafiktir, yoldur, tıkanmadır, şimdi enkazdan insanlar çıkarılıyor, sağ olarak çıkarılıyor, cenazeler çıkarılıyor. Dolayısıyla bu aşamada gelmeniz doğru değil. Bekleyin, biz size haber veririz, o zaman gelirsiniz.” dediler. Peki, hayhay.


Değerli arkadaşlarım, daha sonra arkadaşlar “evet, gelebilirsiniz” dediler, gittik oraya, üç genel başkan yardımcısı; Adana, Mersin ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlarımızla beraber gittik. Genel başkan yardımcılarını görevlendirdik, ama aynı zamanda başta büyük şehir belediyelerimiz olmak üzere belediyelerin yapacağı yardımı da koordine etmeye çalışıyoruz. Bölgeye insani yardım götürmemiz gerekiyor. Kar var, kış var, soğuk var, kadın var, çocuk var, çocukların ihtiyacı var, bütün bunlara acaba nasıl çözüm üretebiliriz? Elazığ’la belediyeler arasında köprüler kuruldu, nelere ihtiyaç varsa o ihtiyaçların öncelikle ve ivedilikle karşılanması gerekiyordu. Bunlar da yapıldı

Değerli arkadaşlarım, Sivrice Belediyesine gittim, depremin merkezi olduğu ifade edilen yere, belediye başkanımızla konuştuk. Yazıkonak Belediye Başkanına gittim, Sayın Belediye Başkanımızla da konuştuk. Hastanede yaralılar vardı, yaralılara gittik, yaralılara geçmiş olsun dileklerimizi tek tek ilettik. Emin olun hani dert dinliyorsunuz, ama ölümden dönmüş, enkazdan çıkmış kişinin hastanede bana anlattığı dert ne, biliyor musunuz? “Çocuğum işsiz…” Nasıl üzülmezsiniz? Ölümden dönmüş, enkazdan çıkmış, çocuğum işsiz, evladım işsiz, üniversiteyi bitirdi, nasıl iş bulacak? Kendisini unutmuş, çocuğunu düşünüyor, evladını düşünüyor. Siz bir siyasi partinin genel başkanı olarak üzülmez misiniz bu tabloya, nedir bu tablo diye sormaz mısınız?  


Değerli arkadaşlarım, daha sonra taziyelere gittik. Gerçek anlamda bir insanlık dramı var arkadaşlar, öyle gidip merhaba, başınız sağ olsun demek değil, olay o kadar basit bir olay değil arkadaşlar; 2 aylık çocuğunu, 7 yaşında çocuğunu, kayınvalidesini, kayınpederini ve eşini kaybeden bir gençle görüştüm. “Ben evdeydim, çocuklarım oradaydı” dedi. “Niye siz evdeydiniz, çocuklarınız orada” diye sorduğumda “bizim ev soğuk, ama kayınpederin evi sıcaktı, çocukları onun için oraya gönderdik…” Şimdi bu ikinci bir deprem, vicdani bir deprem değerli arkadaşlarım, sıradan bir olay değil. Gidiyorsunuz, dinliyorsunuz, daha önce depremde doğan bu depremde hayatını kaybeden bir çocuğun babasıyla karşılaşıyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, bu tür talepler, bu tür acılar, bu tür şikayetler, bu tür beklentiler hani bir afet sonrası olabilir, makul karşılayabilirsiniz. Afet sonrasıdır, insanların talepleri vardır, insanlar acılıdır, insanların beklentileri vardır. Bir şekliyle bunları karşılamak istersiniz. Elbette karşılanması lazım, sonuçta şu tablo beni bu süreç içinde sevindiren en büyük tablo görüşü, kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun 82 milyonun kilitlenmiş olmasıdır. 82 milyon biz acaba bu sorunu nasıl aşarız, nasıl yaparız da yaraları sararız 82 milyonun ortak beklentisi, bu gerçekten de beni mutlu eden bir tablo. Daha sonra o gece Elazığ’da yattım. Çünkü Sayın Gürsel Erol dedi ki: “Buraya gelirseniz bir gece Elazığ’da yatacaksınız.” O gece iki artçı deprem de oldu. Daha sonra bölgeyle ilgili muhtarlarla oturup konuştuk. Sonra Malatya’ya gittim. Malatya’da da Kale Belediyesini ve Doğanyol Belediyesini ziyaret ettim. Onların da dertlerini dinledik, kaymakamı ziyaret ettik, dertlerini dinledik. Yaşanan bir tablo var, yaşanan bir dram var, ama deriz ya Allah kimseyi bir felaketle karşı karşıya getirmesin. ” açıklamasında bulundu.

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın