<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dünya &#8211; Haberizma Bursa Bölge Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.haberizma.com/category/dunya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberizma.com</link>
	<description>Habersiz Kalma</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 Sep 2026 18:59:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.haberizma.com/wp-content/uploads/2025/07/cropped-hbfav-32x32.png</url>
	<title>Dünya &#8211; Haberizma Bursa Bölge Haberleri</title>
	<link>https://www.haberizma.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trump: &#8220;ABD Yapay Zeka Kuvvetleri’ni kuruyorum&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/trump-abd-yapay-zeka-kuvvetlerini-kuruyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 18:59:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/trump-abd-yapay-zeka-kuvvetlerini-kuruyorum/</guid>

					<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, &#8220;Tıpkı ilk başkanlık dönemimde kurduğum ve muazzam bir başarı elde eden ABD Uzay Kuvvetleri gibi, Yapay Zeka Kuvvetleri’ni kuruyorum. Bu doğrultuda, yakın gelecekte ‘Yapay Zeka Çarı’nı’ (Güvenlik Sorumlusunu) açıklayacağım&#8221; dedi. ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekaya yönelik artan endişelere ve ABD’nin yapay zeka politikasına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Trump [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, &#8220;Tıpkı ilk başkanlık dönemimde kurduğum ve muazzam bir başarı elde eden ABD Uzay Kuvvetleri gibi, Yapay Zeka Kuvvetleri’ni kuruyorum. Bu doğrultuda, yakın gelecekte ‘Yapay Zeka Çarı’nı’ (Güvenlik Sorumlusunu) açıklayacağım&#8221; dedi.<br />
<br />ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekaya yönelik artan endişelere ve ABD’nin yapay zeka politikasına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, &#8220;Yıllar boyunca radikal solcu demokratlar tarafından ülkemizi ortadan kaldırmak amacıyla ortaya atılan pek çok sahte olay ve aldatmaca gördük. Rusya, Ukrayna, küresel ısınma, iki azil sahtekarlığı, kadın sporlarında erkekler ve şimdi de yapay zekanın yıkım ve tahribatı. ABD Başkanı olarak bunun gerçekleşmesine izin vermeyeceğim&#8221; dedi.<br />
<br />Trump, &#8220;Her şey veri merkezlerine yönelik saldırılarla başladı. Ta ki insanlar, bu merkezlerin inşa edildikleri topluluklar için ne kadar zenginlik ve prestij sağladığını fark edene kadar. Bunların sonucu daha yüksek maaşlar, daha düşük vergiler ve daha güvenli sokaklar oldu&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Veri merkezlerine yönelik saldırıların büyük ölçüde başarısızlığa uğradığını söyleyen Trump, &#8220;Şimdi tıpkı ‘küresel ısınma’ terimini, çok daha geniş bir şüphe alanını kapsayan ‘iklim değişikliğine’ çevirdikleri gibi, doğrudan yapay zekanın üzerine gidiyorlar. Biz bu inanılmaz sektörün büyümesini hiçbir şekilde engellemeyecek veya baskılamayacağız. Aksine, onu destekleyecek, yardım edecek ve büyümesini yakından takip edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Yapay Zeka Kuvvetleri’ni kuruyorum&#8221;<br />
<br />ABD Başkanı, tüm bunlara rağmen potansiyel kötülükleri de gözetleyeceklerinin altını çizerek, &#8220;Bunu halihazırda mevcut olan ceza ve hukuk sistemimiz aracılığıyla çok kolay bir şekilde yapabiliriz. Bu amaçla, tıpkı ilk başkanlık dönemimde kurduğum ve muazzam bir başarı elde eden ABD Uzay Kuvvetleri gibi, Yapay Zeka Kuvvetleri’ni kuruyorum. Bu doğrultuda, yakın gelecekte ‘Yapay Zeka Çarı’nı’ (Güvenlik Sorumlusunu) açıklayacağım. Yalnızca yüksek IQ’ya sahip kişiler başvurmalı&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Çin’in ve dünyanın geri kalanının önündeyiz&#8221;<br />
<br />Yapay zekanın sanayi devrimi veya internetin keşfi kadar önemli olduğunu kaydeden Trump, &#8220;Yapay zeka, bir sonraki Sanayi Devrimi ya da internet olacak; hatta bunlardan çok daha büyük ve etkili olacak. Ülkemizin GSYH’sinin yüzde 25’ine kadarını oluşturması mümkün. Çin’in ve dünyanın geri kalanının önündeyiz ve bunu böyle sürdürmeye kararlıyım&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: &#8220;Kaynaklarımızı üretimi artıran yatırımlara yönlendirmeye devam edeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kaynaklarimizi-uretimi-artiran-yatirimlara-yonlendirmeye-devam-edecegiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 16:56:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kaynaklarimizi-uretimi-artiran-yatirimlara-yonlendirmeye-devam-edecegiz/</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Güzelyurt Soğuk Hava Deposu Entegre Tesisleri’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, &#8220;Kaynaklarımızı üretimi artıran, istihdamı destekleyen ve toplumun refahını yükselten yatırımlara yönlendirmeye devam edeceğiz&#8221; dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki temaslarını sürdürüyor. Yılmaz, Güzelyurt Soğuk Hava Deposu Entegre Tesisleri’nin açılış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe frameborder="0" width="560" height="315" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xba8y7m&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share"></iframe>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Güzelyurt Soğuk Hava Deposu Entegre Tesisleri’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, &#8220;Kaynaklarımızı üretimi artıran, istihdamı destekleyen ve toplumun refahını yükselten yatırımlara yönlendirmeye devam edeceğiz&#8221; dedi.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki temaslarını sürdürüyor. Yılmaz, Güzelyurt Soğuk Hava Deposu Entegre Tesisleri’nin açılış törenine katıldı. Yılmaz, &#8220;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin üretim gücünü artıracak, üreticimizin emeğini koruyacak ve Güzelyurt ekonomisine yeni imkanlar kazandıracak bu kıymetli yatırımı hizmete açmanın sevincini yaşıyoruz. Tesisimizin Güzelyurt’a, Kıbrıs Türkü üreticilerimize ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hayırlı olmasını diliyorum&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Tesis, 15 bin tonluk muhafaza kapasitesine sahip&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, &#8220;Güzelyurt; bereketli toprakları, elverişli iklimi ve köklü üretim kültürüyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarımının kalbinin attığı bölgelerin başında gelmektedir. Başta narenciye olmak üzere burada yetiştirilen ürünler, binlerce ailemizin geçimine ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Üreticimizin büyük emekle yetiştirdiği ürünün değerini koruması, hasadın ardından doğru şartlarda muhafaza edilmesine ve uygun zamanda pazara ulaştırılmasına bağlıdır. Depolama imkanlarının yetersiz kaldığı dönemlerde yaşanan ürün kayıpları, üreticimizin gelirini azaltmakta; pazarlama ve ihracat süreçlerini de zorlaştırmaktadır. Narenciye sektöründe üretimden işlemeye, muhafazadan ihracata uzanan zinciri bütün olarak güçlendiriyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Açılışı yapılan tesisin de Güzelyurt’un ve genelde KKTC tarımının üretim kapasitesini daha yüksek katma değere dönüştürme hedeflerinin önemli bir parçasını oluşturduğunu kaydeden Yılmaz, &#8220;Türkiye Cumhuriyeti’nin finansmanıyla ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizin (TOBB) koordinasyonunda yaklaşık 10,4 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, 15 bin tonluk muhafaza kapasitesine sahiptir. Şoklama üniteleri ve güneş enerjisi sistemiyle desteklenen yatırım; ürünlerin kalitesini koruyacak, kayıpları azaltacak ve üreticimize pazarlama sürecinde daha geniş bir hareket alanı sağlayacaktır&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Narenciyenin hasat döneminde oluşan fiyat baskısından daha az etkilenmesi, ihracata konu ürünlerin uygun şartlarda muhafaza kapasitesiyle tamamlamaktadır. Amacımız; üreticimizin geleceğe güvenle baktığı, toprağın bereketinin ekonomik değere dönüştüğü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dış pazarlardaki rekabet gücünün arttığı bir tarımsal yapıyı kalıcı hale getirmektir. Kıbrıs Türkü çiftçisinin emeğini koruyan her yatırım, ülkenin kendi kaynaklarına dayanan kalkınma iradesini de güçlendirmektedir&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p>&#8220;Kaynaklarımızı istihdamı destekleyen yatırımlara yönlendirmeye devam edeceğiz&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanı yardımcısı, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin, ülkelerin ortak tarihi, milli davası ve gönül birliğinin şekillendirdiği müstesna bir kardeşlik bağına dayandığının altını çizerek, &#8220;Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kalkınma hedeflerine ulaşması ve kurumsal kapasitesini geliştirmesi için her alanda yakın iş birliği içinde çalışıyoruz. İktisadi ve mali iş birliği anlaşmalarımız kapsamında ulaşımdan enerjiye, tarımdan sağlığa, eğitimden dijital dönüşüme kadar hayatın her alanına dokunan projeleri birlikte hayata geçiriyoruz. Türkiye’den ulaştırdığımız suyla Güzelyurt Ovası’nda bin 873 hektarlık tarım alanını sulamaya açtık&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Bugün hizmete sunduğumuz tesisle de bu topraklarda yetişen ürünün değerini koruyacak muhafaza imkanını güçlendiriyoruz. Yeni Güzelyurt Hastanesi, Şahinler’deki kırsal altyapı çalışmaları ve Güzelyurt Türk Maarif Kolejine kazandırılacak ilave derslikler için de desteğimizi sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz iş birliğinin merkezinde Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin ihtiyaçları, ülkenin kalkınma öncelikleri ve gelecek nesillerin beklentileri yer almaktadır. Kaynaklarımızı üretimi artıran, istihdamı destekleyen ve toplumun refahını yükselten yatırımlara yönlendirmeye devam edeceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik yapısının güçlenmesi, millî davamızın geleceği bakımından da büyük önem taşımaktadır&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Türkiye, bugün ve yarın da KKTC’nin yanında olacaktır&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, &#8220;Kendi imkanlarını verimli kullanan, daha fazla üreten, daha geniş pazarlara ulaşan ve gençlerine nitelikli iş imkânları sunan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin maruz kaldığı haksız izolasyonların kaldırılması ve dünya ile doğrudan bağlarının güçlendirilmesi için yürüttüğümüz çalışmaları sürdüreceğiz. Türkiye, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türkü kardeşlerinin yanında olacaktır&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Tesisimizin üreticilerimize bereketli kazançlar getirmesini, tarımsal üretimin gelişmesine ve ihracatın artmasına katkı sağlamasını temenni ediyorum. Bu projenin geliştirilmesinde özel ilgileri ile büyük katkı sunan Başbakan Sayın Ünal Üstel ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Sayın Hüseyin Çavuş’a özel teşekkürlerimi sunuyorum. Güzelyurt Soğuk ve Donmuş Muhafaza Odaları ile Güneş Enerjisi Sisteminin Kıbrıs Türkü kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyor, sizleri bir kez daha sevgi ve saygıyla selamlıyorum&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Almanya Genelkurmay Başkanı Breuer, NATO Askeri Komite Başkanlığına seçildi</title>
		<link>https://www.haberizma.com/almanya-genelkurmay-baskani-breuer-nato-askeri-komite-baskanligina-secildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 16:48:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/almanya-genelkurmay-baskani-breuer-nato-askeri-komite-baskanligina-secildi/</guid>

					<description><![CDATA[NATO Askeri Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, NATO üyesi ülkelerin genelkurmay başkanlarının Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da gerçekleştirdiği toplantı sonucunda Almanya Genelkurmay Başkanı General Carsten Breuer’in yeni NATO Askeri Komite Başkanı olarak seçildiğini açıkladı. NATO üyesi 32 ülkenin genelkurmay başkanları, NATO Askeri Komitesi’nin yeni başkanını belirlemek üzere Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Türkiye’yi temsilen Genelkurmay [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NATO Askeri Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, NATO üyesi ülkelerin genelkurmay başkanlarının Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da gerçekleştirdiği toplantı sonucunda Almanya Genelkurmay Başkanı General Carsten Breuer’in yeni NATO Askeri Komite Başkanı olarak seçildiğini açıkladı.<br />
<br />NATO üyesi 32 ülkenin genelkurmay başkanları, NATO Askeri Komitesi’nin yeni başkanını belirlemek üzere Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Türkiye’yi temsilen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katıldı.<br />
<br />Mevcut NATO Askeri Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Almanya Genelkurmay Başkanı General Carsten Breuer’in yeni NATO Askeri Komite Başkanı olarak seçildiğini duyurdu. Breuer’in gelecek yaz görevi Dragone’dan devralacağı bildirildi.<br />
<br />Dragone, Breuer’i tebrik ederek, &#8220;Operasyonel muhakeme kabiliyetiniz, ittifakla olan derin bağınız ve Alman Silahlı Kuvvetleri’ne liderliğiniz NATO’ya iyi hizmet edecektir. Genelkurmay başkanları, Avrupa-Atlantik güvenliği açısından zorlu bir dönemde size güvenmektedir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Almanya Genelkurmay Başkanı Breuer’in görev geçmişi<br />
<br />61 yaşındaki Breuer, 1984 yılında hava savunma birliğinde göreve başladığı Alman Silahlı Kuvvetleri’nde daha sonra ABD’nin Kansas eyaletindeki Fort Leavenworth’ta bulunan ABD Kara Kuvvetleri Komuta ve Genelkurmay Koleji’nde eğitim aldı. Hamburg’da Alman genelkurmay eğitimini tamamlayan Breuer, 2014 yılında Afganistan’ın başkenti Kabil’de NATO’nun Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) bünyesinde görev yaptı.<br />
<br />Breuer, dönemin Almanya Başbakanı Olaf Scholz tarafından 2021 ve 2022 yıllarında ülkenin Covid-19 salgınına müdahalesini koordine eden kriz komitesinin başına getirilmesinin ardından &#8220;Şansölye’nin generali&#8221; lakabını aldı.<br />
<br />Breuer, NATO Askeri Komite Başkanlığı görevini ittifakın önemli bir değişim sürecinden geçtiği dönemde üstlenecek. ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa ülkelerinin kıtanın savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunurken, NATO’da uzun yıllardır ABD’nin oynadığı öncü rolün Avrupalı müttefikler tarafından daha fazla paylaşılması gerektiği yönündeki çağrılarını sürdürüyor.<br />
<br />NATO Askeri Komitesi, ittifakın en üst düzey askeri otoritesi olarak görev yapıyor. Komitenin başkanı ise NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin askeri danışmanlık görevini yürütüyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suriye’de mühimmat deposundaki patlamada 11 asker hayatını kaybetti</title>
		<link>https://www.haberizma.com/suriyede-muhimmat-deposundaki-patlamada-11-asker-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:31:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/suriyede-muhimmat-deposundaki-patlamada-11-asker-hayatini-kaybetti/</guid>

					<description><![CDATA[Suriye’nin Deyrizor vilayetindeki mühimmat deposunda meydana gelen patlamada 11 askerin hayatını kaybettiği açıklandı. Suriye’nin Deyrizor vilayetine bağlı Ayaş bölgesindeki mühimmat deposunda dün henüz bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Suriye Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, patlamada 11 askerin hayatını kaybettiği ifade edildi. Askerler için bugün Deyrizor Ulusal Hastanesi’nde resmi tören düzenlendi. Törene, Suriye Savunma Bakanlığı’ndan üst [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe frameborder="0" width="560" height="315" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xba6gsq&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share"></iframe>Suriye’nin Deyrizor vilayetindeki mühimmat deposunda meydana gelen patlamada 11 askerin hayatını kaybettiği açıklandı.<br />
<br />Suriye’nin Deyrizor vilayetine bağlı Ayaş bölgesindeki mühimmat deposunda dün henüz bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Suriye Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, patlamada 11 askerin hayatını kaybettiği ifade edildi. Askerler için bugün Deyrizor Ulusal Hastanesi’nde resmi tören düzenlendi. Törene, Suriye Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey komutanlar, mülki idare amirleri, askeri yetkililer ve bölge halkı katıldı. Patlamanın nedenine ilişkin incelemelerin sürdüğü öğrenildi.<br />
<br />Öte yandan Eylül ayının başlarında İdlib vilayetindeki Sarmada yakınlarında silah ve savaş kalıntılarını toplamak için kullanılan bir tesiste meydana gelen patlamada 14 kişi hayatını kaybetmişti. Şam kırsalındaki El-Dumayr yakınlarında bir mühimmat deposunda bir patlama daha meydana geldmiş, ancak can kaybı yaşanmamıştı.<br />
<br />Irak sınırında bulunan ve Fırat Nehri’nin ikiye böldüğü Deyrizor, Suriye’deki çatışma yıllarında önemli bir savaş alanıydı ve savaşta kalan silahlar ve patlamamış mühimmatın oluşturduğu risklerin yanı sıra güvenlik sorunlarıyla da karşı karşıya kalmaya devam ediyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile görüştü</title>
		<link>https://www.haberizma.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ile-gorustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:19:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ile-gorustu/</guid>

					<description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüşme gerçekleştirdi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, resmi temaslarda bulunmak üzere adada bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri de hazır bulundu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüşme gerçekleştirdi.<br />
<br />KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, resmi temaslarda bulunmak üzere adada bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri de hazır bulundu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazze’de yeni eğitim-öğretim yılı, 3 yıl aradan sonra çadırlarda başladı</title>
		<link>https://www.haberizma.com/gazzede-yeni-egitim-ogretim-yili-3-yil-aradan-sonra-cadirlarda-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:18:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/gazzede-yeni-egitim-ogretim-yili-3-yil-aradan-sonra-cadirlarda-basladi/</guid>

					<description><![CDATA[Gazze Şeridi’ndeki yaklaşık 541 bin öğrenci, İsrail’in saldırıları nedeniyle 3 yıl aradan sonra 2026-2027 eğitim öğretim yılı için okula dönüşen çadırlarla derslere başladı. İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde yaklaşık 541 bin öğrenci için 2026-2027 akademik yılı başladı. Filistinli öğrenciler, 3 yıl aradan sonra kısıtlı imkanlarla yeniden ders başı yaptı. Gazze Şeridi genelinde yaklaşık 700 eğitim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe frameborder="0" width="560" height="315" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xba5i2q&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share"></iframe>Gazze Şeridi’ndeki yaklaşık 541 bin öğrenci, İsrail’in saldırıları nedeniyle 3 yıl aradan sonra 2026-2027 eğitim öğretim yılı için okula dönüşen çadırlarla derslere başladı.<br />
<br />İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde yaklaşık 541 bin öğrenci için 2026-2027 akademik yılı başladı. Filistinli öğrenciler, 3 yıl aradan sonra kısıtlı imkanlarla yeniden ders başı yaptı. Gazze Şeridi genelinde yaklaşık 700 eğitim noktasında yüz yüze eğitim verilirken, hem Gazze Şeridi içindeki hem de dışındaki öğrencilere hizmet veren okullar da uzaktan eğitim faaliyetlerine başladı. Okul binalarının ciddi şekilde yetersiz olması sonucu bazı çadırlar okula dönüştürüldü.  Bazı okul binaları da İsrail’in saldırıları sonucu evlerini terk etmek zorunda kalan ailelere barınak sağlamak için kullanılırken, bu da öğrencilere uygun bir eğitim ortamı sağlamaya yönelik çabaları zorlaştırdı.</p>
<p>Sıra olmadığı için yerde oturmak zorunda kalıyorlar<br />
<br />Gazze şehrinin batısındaki Gazze Belediyesi Okulu’nun müdürü Raghda Hmeid, Filistinli öğrencilerin sınırlı kaynaklara, saldırılarda okulların çoğunun yıkılmasına ve bazı eğitim kurumlarında yerinden edilmiş sivillerin kalmasına rağmen eğitim haklarını kullanma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Okul müdürü Hmeid, bazı öğrencilerin yaz sıcağından veya kış soğuğundan çok az koruma sağlayan çadırlarda eğitim aldığını ve sıra olmadığı için yerde oturmak zorunda kaldıklarını söyledi. Hmeid ayrıca yüksek öğrenci ve nüfus yoğunluğunun, okul ve eğitim merkezi sayısının yetersizliğinin ve yeni eğitim alanları kurmak için uygun arazi bulunmamasının, öğrenme sürecini giderek zorlaştırdığını ve öğrencileri savaştan önce bildikleri normal okul ortamından mahrum bıraktığını vurguladı.</p>
<p>Okulların çoğu kullanılamaz halde<br />
<br />İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırılar sonucu büyük yıkım meydana geldi. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu raporlarına göre okulların büyük çoğunluğu kullanılamaz hale gelecek kadar ciddi hasar gördü. Kuşatma ve saldırılar sırasında 179’dan fazla devlet okulu ve UNRWA tarafından işletilen onlarca okul da dahil olmak üzere yüzlerce okul yerle bir edildi. Saldırılarda Gazze Şeridi’nde 18 bin 800’den fazla okul çağındaki öğrencinin ölümüne ve yüzlerce öğretmen ile eğitim sektöründe çalışan diğer kişilerin ölümüne yol açtı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rus ordusu Ukrayna’da 9 katlı apartmanı vurdu: 2 ölü</title>
		<link>https://www.haberizma.com/rus-ordusu-ukraynada-9-katli-apartmani-vurdu-2-olu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:04:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/rus-ordusu-ukraynada-9-katli-apartmani-vurdu-2-olu/</guid>

					<description><![CDATA[Rusya ordusunun Ukrayna’nın Sumy kentindeki 9 katlı apartmana düzenlediği saldırıda en az 2 kişi hayatını kaybetti. Rus ordusu dün akşam saatlerinde Ukrayna’nın Sumy kentindeki 9 katlı apartmana saldırı düzenledi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy sosyal medyadan yaptığı açıklamada saldırının &#8220;son derece insanlık dışı&#8221; olduğunu belirterek, &#8220;Bombas 3’üncü ve 4’üncü katların tam ortasına isabet etti. Aralarında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya ordusunun Ukrayna’nın Sumy kentindeki 9 katlı apartmana düzenlediği saldırıda en az 2 kişi hayatını kaybetti.<br />
<br />Rus ordusu dün akşam saatlerinde Ukrayna’nın Sumy kentindeki 9 katlı apartmana saldırı düzenledi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy sosyal medyadan yaptığı açıklamada saldırının &#8220;son derece insanlık dışı&#8221; olduğunu belirterek, &#8220;Bombas 3’üncü ve 4’üncü katların tam ortasına isabet etti. Aralarında 1 bir çocuğun da bulunduğu 4 kişi enkaz altından kurtarıldı. Maalesef 2 kişi hayatını kaybetti. Ailelerine ve sevdiklerine başsağlığı diliyorum&#8221; ifadelerini kullandı. Zelenskiy Pavlohrad’daki bir klinik ve Kiev bölgesindeki lojistik merkezin de saldırıların hedefi olduğunu aktardı. Zelenskiy, &#8220;Ukrayna’nın her gün dile getirdiği şey tam olarak bu: Hayata yönelik bu vahşi saldırıları durdurma ihtiyacı. Şu anda ABD’nin saldırgana doğru sinyali gönderme şansı var: haklı bir baskı uygulanacağı ve savaşın sona ermesi gerektiği&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuzey Kore tek yönlü saldırı İHA’larını ve insansız keşif uçaklarını görücüye çıkardı</title>
		<link>https://www.haberizma.com/kuzey-kore-tek-yonlu-saldiri-ihalarini-ve-insansiz-kesif-ucaklarini-gorucuye-cikardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 07:39:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/kuzey-kore-tek-yonlu-saldiri-ihalarini-ve-insansiz-kesif-ucaklarini-gorucuye-cikardi/</guid>

					<description><![CDATA[Kuzey Kore lideri Kim Jong-un tek yönlü saldırı İHA’ları, insansız keşif uçakları ve çoklu roketatar sistemlerinin üretim süreçlerini denetleyerek silah sistemlerinin yapay zeka entegrasyonunu güçlendirme talimatı verdi. Kuzey Kore’den düşmanlarına gözdağı niteliğinde bir hamle geldi. Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, tek yönlü saldırı İHA’ları, insansız keşif uçakları ve çoklu roketatar sistemlerinin üretim süreçlerini denetleyerek yetkililerden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore lideri Kim Jong-un tek yönlü saldırı İHA’ları, insansız keşif uçakları ve çoklu roketatar sistemlerinin üretim süreçlerini denetleyerek silah sistemlerinin yapay zeka entegrasyonunu güçlendirme talimatı verdi.<br />
<br />Kuzey Kore’den düşmanlarına gözdağı niteliğinde bir hamle geldi. Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, tek yönlü saldırı İHA’ları, insansız keşif uçakları ve çoklu roketatar sistemlerinin üretim süreçlerini denetleyerek yetkililerden bilgi aldı. Kuzey Kore yönetiminden yapılan açıklamaya göre savunma sanayisinin ülkenin savaş caydırıcılığını artırmada kilit bir role sahip olduğunu vurgulayan Kim, &#8220;Mühimmat fabrikaları üretimdeki mevcut drumu sürdürmeli ve uzun vadeli mühimmat üretim hedeflerine ulaşmak için teknik alt yapıyı güçlendirmelidir. Ordumuz en güçlü ve en ezici stratejik kuvvetlere sahip olmak için yürüttüğü üretim seferberliğini kararlı bir şekilde devam ettirmelidir&#8221; ifadelerini kullandı. Kim, üretim kapasitesini artırma ve silah sistemlerinin yapay zeka entegrasyonunu güçlendirme talimatı verdi.<br />
<br />Pyongyang yönetiminin yayınladığı görsellerde birçok kez görücüye çıkarılan çoklu roketatar sistemlerinin yanı sıra çok sayıda tek yönlü saldırı İHA’sı ve insansız keşif uçaklarının yer alması dikkat çekti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: &#8220;Adanın yakın tarihi, Kıbrıs Türkü’nün şehitleri görmezden gelinerek anlatılamaz&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adanin-yakin-tarihi-kibris-turkunun-sehitleri-gormezden-gelinerek-anlatilamaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 19:05:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adanin-yakin-tarihi-kibris-turkunun-sehitleri-gormezden-gelinerek-anlatilamaz/</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi’nin açılış töreninde, Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarının uluslararası alanda tek taraflı anlatılarla gölgelenmeye çalışıldığını belirterek, &#8220;Tarihi tek yönlü dinleyerek, siyasi ortamlarda sloganlarla değerlendiremezsiniz. Adanın yakın tarihi, Kıbrıs Türkü’nün katledilen çocukları, parçalanan aileleri ve yıllarca kimliği belirlenemeyen şehitleri görmezden gelinerek anlatılamaz&#8221; dedi. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi’nin açılış töreninde, Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarının uluslararası alanda tek taraflı anlatılarla gölgelenmeye çalışıldığını belirterek, &#8220;Tarihi tek yönlü dinleyerek, siyasi ortamlarda sloganlarla değerlendiremezsiniz. Adanın yakın tarihi, Kıbrıs Türkü’nün katledilen çocukları, parçalanan aileleri ve yıllarca kimliği belirlenemeyen şehitleri görmezden gelinerek anlatılamaz&#8221; dedi.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki temaslarını sürdürüyor. Yılmaz, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) iş birliğiyle hayata geçirilen Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi’nin açılış törenine katıldı.<br />
<br />Yılmaz, Muratağa, Atlılar ve Sandallar’daki saldırılarda şehit düşen vatandaşlar için düzenlenen cenaze törenine değinerek, şehit ailelerinin acılarını paylaştıklarını belirtti. Yılmaz, &#8220;Özellikle şehit ailelerini gönülden selamlamak istiyorum. Az önce yakınlarını bir kez daha defnetmenin acısını yaşadılar. Onların acılarını yürekten paylaşıyoruz. Tabii ateş düştüğü yeri yakıyor. Yakınlarını kaybedenlerin acısını hiçbir zaman eşit düzeyde hissedemeyebiliriz. Ama hepimizin ortak acısı, Cenab-ı Allah şehitlerimize rahmet eylesin, diyorum. Mekanları cennet olsun. Cenab-ı Allah hepimizi onlara komşu eylesin. Cennetinde kavuştursun diye niyaz ediyorum&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı, &#8220;Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılışı vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Yarım asrı aşan bir acının emanetlerini koruma altına alınan, bu müzenin aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatacağına ve Kıbrıs Türkü’nün verdiği varoluş mücadelesini gelecek nesillere doğru bir şekilde aktaracağına inanıyorum. Açılış törenimiz öncesinde yürütülen titiz kimliklendirme çalışmaları sonucunda isimlerine kavuşan on beş Atlılar şehidimizi devlet töreniyle kendi kabirlerine, şehitliğe defnettik. Aradan geçen 52 yılın ardından şehitlerimizi kendi adlarıyla toprağa vermek, ailelerimizin yarım asırlık bekleyişine bir nebze de olsa teselli olmuştur diye ümit ediyorum&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Bu vesileyle bugün toprağa verdiğimiz şehitlerimizle birlikte, bugüne kadar vatan için, mukaddesat için, değerlerimiz için, en büyük varlıklarını, canlarını feda eden tüm şehitlerimizi de rahmetle, minnetle yad ediyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;126 masum insanımız vahşice katledilerek toplu mezarlara gömüldü&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, &#8220;14 Ağustos 1974 tarihinde Birleşmiş Milletler Barış Gücünün korumasında bulunan, hiçbir savunma gücü yer almayan köylerimiz hedef alınıyor. Kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 126 masum insanımız, vahşice katledilerek toplu mezarlara gömüldü. Bu katliamla üç köyün sakinleri hayattan koparıldı, aileler parçalandı, çocukların gelecekleri ellerinden alındı ve Kıbrıs Türkü’nün hafızasında nesiller boyunca taşınacak derin bir yara açıldı. Şehitlerimizin naaşları, dönemin ağır şartları nedeniyle isimleri belirlenemeden defnedildiği için, ailelerimiz sevdiklerinin izini bulabilmek adına onlarca yıl beklemek zorunda kaldı&#8221; dedi.<br />
<br />Kayıp Şahıslar Komitesi’nin (KŞK) 2008 yılında başlattığı kazılara değinen Yılmaz, &#8220;Adli incelemeler ve DNA analizleri neticesinde Muratağa ve Sandallar’da şehit edilen 89 kardeşimizin tamamının, Atlılar’daki 37 şehidimizden ise 15’inin kimliği belirlendi. Kalan 22 şehidimiz için yürütülen çalışmalar kararlılıkla devam ederken, her bir kimlik tespiti, isimsiz kalmış bir kahramanı yeniden kendi adıyla aile ocağına ve vatan toprağına kavuşturmaktadır&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Kazılar sırasında toplu mezarlardan çıkarılan sandıklar açıldığında, geriye kalanlar sadece kişisel eşyalar değildir. Yarım kalmış hayatlar, söylenmemiş sözler ve silinmemiş hatıralardır. Kimliklendirme çalışmaları sırasında, toplu mezarlardan çıkarılan kişisel eşyalar ailelere teslim edildiğinde, şehitlerimizden geriye kalan bu emanetlerin nasıl korunacağı ve onların hayatlarının yeni nesillere nasıl anlatılacağı sorusu da gündeme geldi&#8221; dedi.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı, &#8220;Bir mektup, bir okul defteri, bir aile fotoğrafı veya gündelik hayatta kullanılan küçük bir eşya, aileler için sevdiklerinden geriye kalan son hatırayı, Kıbrıs Türkü açısından ise yaşananları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan tarihi bir tanıklığı ifade ediyor. Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği’nin 2024 yılında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığımıza yaptığı başvuru, bu emanetleri bir araya getirmek ve taşıdıkları hikayeleri koruyacak bir müzenin kurulmasına vesile oldu&#8221; dedi.<br />
<br />Şehitleri Yaşatma Derneği’ne teşekkürlerini sunan Yılmaz, &#8220;İyi ki böyle bir çalışmaya ön ayak oldular. Şehit ailelerimizin hassasiyetiyle şekillenen ve kurumlarımızın işbirliğiyle hayata geçirilen bu müze, 126 kardeşimizi katliamın yaşadığı ana sıkıştırmadan köylerindeki hayatları ve aileleriyle birlikte anlatacak. Burada sergilenen mektuplar, el yazısı defterleri, okul kayıtları ve kişisel eşyalar, her şehidimizin kendine ait bir hayatı, sevdikleri ve yarım kalan hayalleri olduğunu ziyaretçilere gösterecektir&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Bizim Kutsal Kitabımız da şunu ifade ediyor. Bir kişiyi haksız yere öldürmek, bütün insanlığı öldürmektir. Bir kişinin hayatını kurtarmak ise bütün insanlığı kurtarmaktır. Burada öldürülen her bir kardeşimizle, şehidimizle tüm insanlığın öldürüldüğünü de hafızalarımızda diri tutmamız lazım&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p>&#8220;Okul, 16 öğrencisinden 14’ünü kaybetti&#8221;<br />
<br />Müze alanında aslına uygun biçimde korunan tarihi okul binasının, Muratağa, Atlılar ve Sandallar’da katliamlardan önce süren hayatın en güçlü tanıklarından biri olarak yerini aldığını kaydeden Yılmaz, &#8220;Atlılar ve Sandallar köylerinin ortak ilkokulu olarak kullanılan bu bina, 14 Ağustos 1974’te 16 öğrencisinden 14’ünü kaybetmiştir. Bir zamanlar çocukların ders gördüğü ve geleceklerini kurmaya hazırlandığı bu okulun, neredeyse bütün öğrencilerinin aynı gün katledilmesi, yaşanan vahşetin hedef aldığı hayatı ve Kıbrıs Türkü’nün ödediği bedeli bütün açıklığıyla göstermektedir&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Bugün o çocukların defterleri, okul kayıtları ve isimleri yeniden aynı çatı altında buluşurken, onlardan geriye kalan boşluk da ortak hafızamızda hak ettiği yeri almaktadır&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı, &#8220;Bu müzeden ayrılan her ziyaretçi, 126 şehidimizi bir rakam olarak hatırlamak yerine, onların kim olduğunu, nasıl bir hayat sürdüğünü ve hangi şartlar altında hayattan koparıldığını bilerek ayrılacaklardır. Müzenin asıl kıymeti de tarihi gerçekleri insan hikayeleriyle buluşturmasında, şehitlerimizin isimlerini yaşatmasında ve ailelerin yıllarca koruduğu emanetleri ortak hafızamızın bir parçası haline getirmesinde yatmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Tarihi tek yönlü dinleyerek, siyasi ortamlarda sloganlarla değerlendiremezsiniz&#8221;<br />
<br />Kıbrıs Türkü’nün 1963’ten itibaren maruz kaldığı saldırılar ve verdiği varoluş mücadelesinin, Muratağa, Atlılar ve Sandallar katliamı başta olmak üzere, uluslararası alanda yıllardır tek taraflı anlatılarla gölgelenmeye çalışıldığını kaydeden Yılmaz, &#8220;Bu bakımdan, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin hayata geçirilmesi, katliamın görünür kılınması ve tarihi gerçeklerin belgelenerek dünyaya doğru biçimde anlatılması yolunda önemli bir adımdır&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 2026 yılı bütçesine ilişkin kararında, 1974 olaylarını Rum tarafının bakış açısıyla ele alan bir anıt için kaynak ayırmasının değerlendirilmesini istemesi, tek taraflı tarih anlatısının günümüzde de sürdüğünü göstermektedir. Rum tarafı maalesef dezenformasyonlarına, tarihi çarpıtma yaklaşımına Avrupa’yı, Avrupa kurumlarını da alet etmektedir. Buna karşı Avrupa’yı da buradan bir kez daha bu hataya düşmemesi için uyarıyoruz. Tarihi tek yönlü dinleyerek, siyasi ortamlarda sloganlarla değerlendiremezsiniz. Tarihi belgelerle, tarihi gerçeklerle ortaya koymak zorundasınız. Bunu yapmadığınız sürece bu önemli meselede adil bir taraf olmanız da mümkün değildir&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Her kaybın acısına aynı insani ölçüyle yaklaşılması gerektiğini savunan Yılmaz, &#8220;Kıbrıs Türkü’nün yaşadıklarının da bu anlayış içinde ele alınmasını haklı olarak bekliyoruz. Adanın yakın tarihi, Kıbrıs Türkü’nün katledilen çocukları, parçalanan aileleri ve yıllarca kimliği belirlenemeyen şehitleri görmezden gelinerek anlatılamaz. Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi, belgeleri, tanıklıkları ve şehitlerimizden kalan emanetleriyle tarihi hakikatlerin üzerinin örtülmesine izin vermeyecek, Kıbrıs Türkü’nün yaşadıklarını gelecek nesillere ve uluslararası kamuoyuna kendi gerçekliği içinde aktaracaktır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;İki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeği temelinde bir çözüm&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı, &#8220;Muratağa, Atlılar ve Sandallar’da savunmasız sivillere yönelik vahşet, Türkiye Cumhuriyeti’nin taşıdığı hayati önemi açıkça göstermektedir. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını kullanarak, Kıbrıs Türkü’nün varlığına yönelen saldırıları durdurmuş ve adaya barışı getirmiştir. Kıbrıs Türkü de büyük bedeller ödeyerek kurduğu egemenliğini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çatısı altında geleceğe taşımıştır&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Geçmişte yaşananları doğru okumanın gerekli olduğunu söyleyen Yılmaz, &#8220;Kıbrıs meselesinin, adadaki iki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeği temelinde, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün tescil edildiği, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulmasını savunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da çeşitli uluslararası platformlarda, bu düşüncelerimizi en yalın şekilde ilan etmektedir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>GKRY-İsrail iş birliğine yönelik eleştiri<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti arasında son dönemde artan iş birliğini de eleştirerek, &#8220;Bugün Rum kesiminin davranışlarına baktığımızda da bu yaklaşımın ne kadar haklı olduğunu görüyoruz. Şu anda uluslararası mahkemelerde, soykırım suçu ile yargılanan Netanyahu hükümetiyle işbirliği yapmaktan hiçbir şekilde çekinmeyen bu yönetim, nasıl bir zihniyete sahip olduğunu da açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu çerçevede ben de şunun altını çizmek isterim&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Bilimde, teknolojide ne kadar ilerlemiş olursa olsun, bir toplum Gazze’de yaşadıklarımızı bütün dünyanın önünde bizlere yaşatıyorsa, o bilimsel, o kültürel, teknolojik ilerlemenin hiçbir anlamı, değeri yoktur. Hukukla, ahlakla, merhametle birleşmeyen bir teknolojik, bilimsel ilerlemenin hiçbir anlam ifade etmediğini bir kez daha Gazze Şeridi’nde görmüş olduk&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p>&#8220;Kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz, güçlü olmak zorundayız&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, &#8220;Biz yaşananlardan şunu çıkarıyoruz. Biz kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz ve güçlü olmak zorundayız. Ama aynı zamanda haklı olmak zorundayız. Bizim anlayışımız budur. Birileri sadece güçlü olmayla kendilerini meşgul etmeye çalışabilirler. ‘Güçlüysem her şeyi yapabilirim’ zihniyetinde olabilirler. Biz böyle bir zihniyeti kesinlikle kabul etmiyoruz. Hem güçlü olacağız, hem haklı olacağız diyoruz. Ve bu yönde de mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Dünyadan koparmayı amaçladıkları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Anavatan ve garantör Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün huzuruna, güvenliğine ve refahına katkı sunmaya, ortak tarihimizin emanetlerine sahip çıkmaya devam edecektir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;TİKA, KKTC’de 277 proje hayata geçirdi&#8221;<br />
<br />TİKA’nın KKTC’de bugüne kadar 277 proje hayata geçirdiğini belirten Yılmaz, bu durumun iki ülke arasındaki dayanışmanın, Kıbrıs Türkü’nün hayatına dokunan kalıcı eserlere dönüşmesini sağladığını söyledi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi de şehitlerimizin isimlerini, geride bıraktıkları emanetleri ve ailelerinin yarım asrı aşan bekleyişini aynı çatı altında buluşturarak bu çalışmalarda müstesna bir yer edinmiştir. Bu anlamlı eserin hayata geçirilmesine emeği geçen Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanımıza, Abdullah Bey’in şahsında tüm çalışanlarına, tüm emek verenlere yürekten teşekkür ediyorum&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği ve tüm çalışanlarına, KKTC makamlarına, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği’ne ve Kayıp Şahıslar Komitesi üyeleri ile emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.<br />
<br />Yılmaz konuşmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />&#8220;Sözlerime son verirken, bugün kendi isimleriyle toprağa verdiğimiz şehitlerimiz başta olmak üzere, varoluş mücadelesinde hayatını feda eden Mehmetçikleri, Mücahitleri, gazilerimizi, şehitlerimizi rahmetle, hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun diyor, hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazze’de sanatçılar, bina duvarına Filistin’i destekleyen ABD’li rapçi Macklemore’un resmini çizdi</title>
		<link>https://www.haberizma.com/gazzede-sanatcilar-bina-duvarina-filistini-destekleyen-abdli-rapci-macklemoreun-resmini-cizdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 19:01:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/gazzede-sanatcilar-bina-duvarina-filistini-destekleyen-abdli-rapci-macklemoreun-resmini-cizdi/</guid>

					<description><![CDATA[Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentinde Filistinli sanatçılar, İsrail saldırılarında yıkılan binalardan geriye kalan duvarlardan birine, Filistinlilere desteğini dile getiren ABD’li rapçi Macklemore’un çizimini yaptı. Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentinde Filistinli sanatçı Ann Radwan ve meslektaşı Qusay Al-Halou, İsrail’in bölgeye yönelik saldırıları nedeniyle yıkılan binalardan geriye kalan duvarlardan birine yakın zamanda Filistin’i desteklediğini açıklayan ABD’li şarkıcı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentinde Filistinli sanatçılar, İsrail saldırılarında yıkılan binalardan geriye kalan duvarlardan birine, Filistinlilere desteğini dile getiren ABD’li rapçi Macklemore’un çizimini yaptı.<br />
<br />Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentinde Filistinli sanatçı Ann Radwan ve meslektaşı Qusay Al-Halou, İsrail’in bölgeye yönelik saldırıları nedeniyle yıkılan binalardan geriye kalan duvarlardan birine yakın zamanda Filistin’i desteklediğini açıklayan ABD’li şarkıcı Macklemore’un çizimini yaptı.<br />
<br />26 yaşındaki Radwan hazırladıkları çalışmayla, savaşın ardından yıkıntılar arasında kalan duvarları sanat eserleri için yeniden kullanmayı ve Gazze’den dünyaya bir mesaj göndermeyi amaçladıklarını belirtti.<br />
<br />Radwan, duvar resminin Macklemore’a Filistinlilere verdiği destek nedeniyle bir teşekkür mesajı olduğunu ifade ederek, &#8220;Bu resmi, Gazze ile dayanışma içinde olduğu için ABD’li sanatçı Macklemore’a teşekkür etmek amacıyla yaptık. Ona minnettarlığımızı ve takdirimizi iletmek istedik&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Neredeyse resim yapabileceğimiz hiçbir duvar kalmadı&#8221;<br />
<br />Savaş öncesinde de Gazze kentindeki bina duvarlarında resim çalışmaları yaptığını anlatan Radwan, savaşın kentin sanat alanlarını da değiştirdiğini söyledi. Radwan, &#8220;Savaştan önce Gazze kentindeki binaların duvarlarına duvar resmi çiziyordum. Ancak İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle artık neredeyse resim yapabileceğimiz hiçbir duvar kalmadı. Binaların çoğu yıkıldı&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Sanatçı, çalışmalarını sürdürebilmek için yıkıntılar arasında sağlam kalan duvarları aradıklarını belirterek, &#8220;Sesimizi dünyanın her yerinde duyurmak ve sanat üretmeyi bırakmayacağımızı söylemek istiyoruz. Hiç kimse resimlerimiz aracılığıyla sesimizi ve yaşadığımız acıları insanlara aktarmamıza engel olamaz&#8221; dedi.<br />
<br />Radwan, savaşta ekip arkadaşlarından Dhargham Qreiqea’yı kaybettiklerini de anlattı. Sanatçı, &#8220;Ekibimiz üç kişiden oluşuyordu. Ben, arkadaşım Qusay Al-Halou ve arkadaşımız Dhargham Qreiqea. Ancak işgal güçleri Dhargham’ı öldürdü. Buna rağmen çalışmayı bırakmadık&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Savaşın evlerini, hayallerini ve hedeflerini ellerinden aldığını söyleyen Radwan, buna rağmen sanat üretmeye devam ettiklerini belirtti. Radwan, &#8220;İnsanların sokaklarda yürürken yalnızca yıkım gördüğü Gazze’de, evlerin enkazları üzerine renklerimizle resim yapmaya devam ettik. İnsanlara umut ve neşe yaymak istiyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Radwan, çalışmalarının dünya genelinde daha geniş kitlelere ulaşmasını umduklarını belirterek, Filistinli sanatçıların abluka ve kaynak yetersizliğine rağmen üretmeye devam edebildiğinin görülmesini istedi.<br />
<br />Macklemore’un duvar resminin, Filistinli sanatçıların savaşın ağır yıkımı karşısında sanat yoluyla varlıklarını sürdürme çabasının bir parçası olduğunu belirten Radwan, geriye kalan duvarları mesajlarını dünyaya ulaştırabilecekleri alanlara dönüştürmeye çalıştıklarını söyledi.</p>
<p>Macklemore’un Gazze’ye desteği tartışma konusu oldu<br />
<br />Duvar resmi, Macklemore’un Filistinlilere yönelik desteğinin yeniden gündeme geldiği bir dönemde yapıldı. Macklemore, 4 Eylül’de ABD’nin New Jersey eyaletindeki MetLife Stadyumu’nda verdiği konser sırasında Filistinlilere destek verdiğini açıkladı ve &#8220;Özgür Filistin&#8221; sloganı attı.<br />
<br />Bu açıklamanın ardından ABD’li rapçinin, İngiliz şarkıcı Ed Sheeran’ın ABD’deki turnesinin kalan konserlerinden çıkarıldığı bildirildi. Turne organizatörleri, konserlerin yapılması planlanan bazı konser alanlarının sahiplerinin Macklemore kadroda kaldığı takdirde konserlere izin vermeyeceklerini kendilerine ilettiğini açıkladı.<br />
<br />Macklemore ise turneden çıkarılmasında New England Patriots ve Gillette Stadyumlarının sahibi ABD’li milyarder Robert Kraft’ın organizatörler üzerindeki baskısının etkili olduğunu öne sürdü. Sheeran ise kararın kendisine ait olmadığını ve taraflar arasında arabuluculuk yapmaya çalıştığını söyledi.<br />
<br />Turneden çıkarılması tartışmalara yol açan Macklemore, daha sonra Sheeran’ın turnesine katılımından elde ettiği 1 milyon dolarlık net gelirin tamamını Filistinlilere destek sağlayan altı kuruluşa bağışlayacağını açıkladı. Macklemore ayrıca, Kraft’a da aynı miktarda bağış yapması çağrısında bulundu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: &#8220;Uyuşturucu baronlarına göz açtırmamak gerekiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-uyusturucu-baronlarina-goz-actirmamak-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 15:34:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-uyusturucu-baronlarina-goz-actirmamak-gerekiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu’nda uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin, &#8220;Uyuşturucu baronlarına göz açtırmamak gerekiyor. Her türlü caydırıcı önlemi almak ve onların üzerine en sıkı şekilde devletin demir yumruğunu devreye sokmak gerekiyor. Çocuklarımızı zehirleyen, geleceğimizi tehlikeye atan bu kişilere, bu yapılara karşı en küçük bir müsamahanın olmaması gerekiyor&#8221; dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu’nda uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin, &#8220;Uyuşturucu baronlarına göz açtırmamak gerekiyor. Her türlü caydırıcı önlemi almak ve onların üzerine en sıkı şekilde devletin demir yumruğunu devreye sokmak gerekiyor. Çocuklarımızı zehirleyen, geleceğimizi tehlikeye atan bu kişilere, bu yapılara karşı en küçük bir müsamahanın olmaması gerekiyor&#8221; dedi.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen &#8220;Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu&#8221;nda konuştu.<br />
<br />Katılımcıları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına selamlayan Yılmaz, farklı kurumların, akademinin ve sahadaki uzmanların bir araya geldiği sempozyumun, teorik değerlendirmelerin ötesine geçerek somut ve önleyici politikalar üretilmesi bakımından önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Sempozyumun sonuç bildirgesini dikkatle inceleyeceklerini ifade eden Yılmaz, ortaya çıkacak değerlendirmelerin bağımlılıkla mücadelede yürütülen çalışmalara ışık tutacağına inandığını kaydetti.</p>
<p>&#8220;Bağımlılık, sınırları aşan karmaşık bir tehdit haline geldi&#8221;<br />
<br />Bağımlılığın günümüzde sınırları aşan ve dijital araçlarla evlerin içine kadar ulaşan karmaşık bir tehdit haline geldiğini belirten Yılmaz, &#8220;Aile yapısından eğitime, güvenlikten adalete, çalışma hayatından sosyal politikalara kadar toplumun farklı alanlarını etkileyen, çok boyutlu bir halk sağlığı ve kamu politikası alanı olarak öne çıkmıştır&#8221; dedi.<br />
<br />Uyuşturucu ve tütün kullanımının yanı sıra teknoloji, dijital oyun, sanal bahis ve kumar gibi davranışsal bağımlılıklara dikkati çeken Yılmaz, bunların birey, aile ve toplum düzeyinde ortak riskler oluşturduğunu söyledi. Yılmaz, &#8220;Karşımızdaki sorun çok boyutlu olduğu için mücadelenin de bütüncül, çok eksenli ve çok boyutlu olması kaçınılmazdır. Etkili mücadele için riskleri henüz ortaya çıkmadan tespit edip engelleyen proaktif bir stratejiyi sahada hakim kılmak mecburiyetindeyiz&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Bağımlılıkla mücadelede koruyucu ve önleyici yaklaşımın önemine işaret eden Yılmaz, &#8220;Riskleri azaltırsanız krizleri yönetmek zorunda kalmazsınız. Bu afetlerde de böyle, sağlıkta da böyle, bağımlılıkla mücadelede de böyle&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Devlet kurumları, akademi, yerel yönetimler, sivil toplum, aileler ve sahadaki uzmanların ortak bir vizyon etrafında hareket etmesi gerektiğini belirten Yılmaz, bütüncül koordinasyonun mücadelenin temel gücü olduğunu vurguladı.</p>
<p>&#8220;Tedavi sonrasında sosyal ortamın değişmesi çok önemli&#8221;<br />
<br />Türkiye’de bağımlılıkla mücadelede arz ve talebin azaltılması, koruyucu ve önleyici çalışmalar, tedavi, rehabilitasyon, sosyal uyum, koordinasyon, bilim ve kapasite geliştirme başlıklarını kapsayan bütüncül bir yaklaşım uygulandığını anlatan Yılmaz, bağımlılığın oluşmadan önlenmesinin ve risklerin erken aşamada belirlenmesinin öncelikli olduğunu söyledi. Tedavi ve rehabilitasyonun ardından bireyin yeniden sosyal hayata katılımının da mücadelenin önemli bir parçası olduğunu kaydeden Yılmaz, &#8220;Bağımlılığa iten sosyal ortam değişmediği sürece aynı nedenler, aynı sonuçları üretmeye devam edecek. Dolayısıyla tedavi gören bireylerin kendilerini bağımlı hale getiren sosyal ortama geri dönmemeleri, farklı bir sosyal ortam oluşturmaları bu mücadelede en önemli unsurlardan bir tanesi&#8221; dedi.<br />
<br />Türkiye’de uygulanan eylem planlarının uyuşturucuyla mücadele, tütün kontrolü ile teknoloji, dijital oyun ve kumar gibi davranışsal bağımlılıklarla mücadele olmak üzere üç alana odaklandığını aktaran Yılmaz, başkanlığını yaptığı Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu’nda alınan kararların merkezi, il ve ilçe düzeyinde uygulanmasını takip ettiklerini belirtti.</p>
<p>&#8220;Bu sadece bir bakanlığın veya kurumun işi değil&#8221;<br />
<br />Başbakan Ünal Üstel’in bağımlılıkla mücadeleyi en üst düzeyde sahiplenmesinin önemli olduğunu dile getiren Yılmaz, &#8220;Bu sadece bir bakanlığın, bir kurumun işi değil. Devlet olarak tüm kurumlarımızla mücadele etmemiz gereken bir alan&#8221; dedi.<br />
<br />Türkiye’de uyuşturucu kullanım eğilimlerini belirlemek amacıyla İçişleri Bakanlığı, Yeşilay ve üniversitelerin iş birliğiyle çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Yılmaz, atık su analizleriyle bölgelerdeki uyuşturucu kullanım eğilimlerinin tespit edildiğini söyledi.<br />
<br />Yılmaz, söz konusu sistemin KKTC’de de kullanılmasının faydalı olacağını ifade etti. Uyuşturucunun sokaktaki varlığına karşı Türkiye’nin 81 ilinde narkotik birimlerinin görev yaptığını kaydeden Yılmaz, bağımlılık tedavisi konusunda hizmet veren özelleşmiş merkezlerin sayısının 2014’te 30 iken 2026’da 145’e çıkarıldığını bildirdi. Arındırma tedavisini tamamlayanlar için &#8220;Bahar&#8221; adı verilen rehabilitasyon modelinin 23 merkezde uygulandığını belirten Yılmaz, &#8220;ALO 191&#8221; hattının da 7 gün 24 saat hizmet verdiğini söyledi.<br />
<br />Yılmaz, İstanbul’da İŞKUR ile yürütülen bir proje kapsamında tedavisini tamamlayan kişilere mesleki eğitim verilerek iş imkanına erişmelerinin desteklendiğini kaydetti.</p>
<p>&#8220;2025’te 1,3 milyon kişiye güvenli teknoloji eğitimi verildi&#8221;<br />
<br />Önleyici çalışmalar kapsamında çocukların temel hedef gruplarından biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, risk altındaki çocuk ve gençlerin önceden tespit edilerek çok boyutlu biçimde desteklenmesinin amaçlandığını söyledi. Okullarda bağımlılıkla mücadele programlarının uygulandığını belirten Yılmaz, &#8220;2025 yılında güvenli teknoloji kullanımı eğitimiyle 1,3 milyon kişiye ulaşmış durumdayız&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Kapasitemizi KKTC ile paylaşmaya hazırız&#8221;<br />
<br />Türkiye’nin bağımlılıkla mücadelede sahip olduğu deneyim ve kapasiteyi KKTC ile paylaşmaya hazır olduğunu kaydeden Yılmaz, &#8220;Anavatan, garantör ülke ve kardeş ülke olarak, kaderde ve tasada her zaman beraber olan iki ülke olarak bu alandaki her türlü deneyimimizi ve kapasitemizi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile paylaşmaya hazırız&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;KKTC’de komisyona ayrılan ödenek 63 milyon liraya yükseltildi&#8221;<br />
<br />KKTC’de Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu’nun önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, komisyona ayrılan ödeneğin 2025’te 35 milyon lirayken 2026’da 63 milyon liraya yükseltildiğini söyledi. Yılmaz, bu artışın hükümetin bağımlılıkla mücadeleye verdiği önceliği bütçe rakamlarıyla ortaya koyduğunu ifade etti. KKTC’de 5 bin 381 kişiye doğrudan eğitim ve farkındalık çalışması yapıldığını, denetimli serbestlik kapsamında ise 218 kişiyle program yürütüldüğünü aktaran Yılmaz, Türkiye’de cezaevlerinde bulunan hükümlülerin yaklaşık 3’te 1’inin doğrudan uyuşturucuyla bağlantılı suçlar nedeniyle cezaevinde bulunduğunu söyledi.<br />
<br />Uyuşturucu bağımlılığının dolaylı olarak başka suçlara da zemin hazırlayabildiğini belirten Yılmaz, &#8220;Bu sorunu, bağımlılık meselesini çözmek toplumsal huzur ve güven için, ekonomi için, refah için birçok açıdan çok kritik bir mesele&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Uyuşturucu baronlarına göz açtırmamak gerekiyor&#8221;<br />
<br />Uyuşturucuyla mücadelenin talep ve arz olmak üzere iki temel boyutu bulunduğunu belirten Yılmaz, talep tarafında risk yönetimi ve çocukların korunmasının, arz tarafında ise kolluk ve adli makamların mücadelesinin önem taşıdığını söyledi. Yılmaz, &#8220;Uyuşturucu baronlarına göz açtırmamak gerekiyor. Her türlü caydırıcı önlemi almak ve onların üzerine en sıkı şekilde devletin demir yumruğunu devreye sokmak gerekiyor. Çocuklarımızı zehirleyen, geleceğimizi tehlikeye atan bu kişilere, bu yapılara karşı en küçük bir müsamahanın olmaması gerekiyor&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />KKTC Polis Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmaların mücadelenin güvenlik boyutunu oluşturduğunu belirten Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti olarak KKTC kurumlarının sahada karşılaştığı ihtiyaçlara göre iş birliğini şekillendirdiklerini söyledi.<br />
<br />KKTC Polis Genel Müdürlüğü Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü’ne araç, teknik donanım ve bilişim desteği sağlandığını aktaran Yılmaz, bu destekle ekiplerin tespit ve müdahale kapasitesinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.<br />
<br />Ankara Üniversitesi ile KKTC Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu arasındaki iş birliğinin eğitim ve araştırmanın yanı sıra toksikoloji ve atık su analizlerini de kapsadığını belirten Yılmaz, çalışmaların uyuşturucu kullanımındaki eğilimlerin bilimsel verilerle izlenmesine katkı sağladığını ifade etti.</p>
<p>&#8220;50 milyon liralık kaynak ayrıldı&#8221;<br />
<br />Çocukların dijital dünyadaki güvenliğinin de iki ülkenin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Yılmaz, ilgili bakanlıklar arasında imzalanan niyet beyanlarıyla bilgi ve tecrübe paylaşımının geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ailelere doğrudan ulaşacak hizmetlerin güçlendirilmesi amacıyla bir aile destek merkezi ve sosyal hizmet merkezi kurulmasına yönelik hazırlıkların sürdüğünü aktaran Yılmaz, 2026 İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması kapsamında proje için yaklaşık 50 milyon liralık kaynak ayrıldığını bildirdi. Yılmaz, merkezin tamamlanmasıyla bağımlılıkla mücadele dahil olmak üzere ailelere sunulan eğitim, rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin kapsamının genişletileceğini kaydetti.</p>
<p>&#8220;Gerçek özgürlük bu maddelerden uzak kalabilmektir&#8221;<br />
<br />Gençlere uyuşturucu maddelerin kimi zaman &#8220;özgürlük&#8221; gibi sunulduğuna dikkati çeken Yılmaz, bunun tam tersine bağımlılık yapan maddelerin kişinin iradesini ve özgürlüğünü ortadan kaldırdığını söyledi. Yılmaz, &#8220;Bu maddeler insanın iradesini ortadan kaldıran, dolayısıyla özgürlüğünü ortadan kaldıran maddeler. Gençlerimizin çok uyanık olması lazım. Sosyal medyada ve medyada bu maddeleri normalleştirmeye çalışan mesajlara karşı çok dikkatli olmaları lazım. Gerçek özgürlük bu tür maddelerden uzak kalabilme becerisidir&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde KKTC’nin bağımlılıkla mücadele çalışmalarını desteklemeye ve ortak projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydeden Yılmaz, sempozyumun gençler ve toplum için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti.<br />
<br />Basının bağımlılıkla mücadelede önemli bir rol üstlendiğinin de altını çizen Yılmaz, sempozyuma katkı sağlayan KKTC ve Türkiye’deki kurumlara, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına ve katılımcılara teşekkür etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KKTC Başbakanı Üstel: &#8220;Bağımlılıkla mücadelede üst düzey yapı oluşturulacak&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/kktc-basbakani-ustel-bagimlilikla-mucadelede-ust-duzey-yapi-olusturulacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 15:19:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/kktc-basbakani-ustel-bagimlilikla-mucadelede-ust-duzey-yapi-olusturulacak/</guid>

					<description><![CDATA[KKTC Başbakanı Ünal Üstel, bağımlılıkla mücadelede Başbakanlık koordinasyonunda üst düzey yeni bir yapı oluşturulacağını ve bu yapıya bizzat başkanlık edeceğini açıkladı. Üstel ayrıca, 16 yataklı Alkol Madde Tedavi Merkezi’nin (AMATEM) KKTC’ye kazandırılması için gerekli adımların atıldığını ve Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu aracılığıyla 25 bin 415 kişiye kesintisiz hizmet sağlandığını bildirdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" frameborder="0" width="560" height="315" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xb9laiy&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share"></iframe>KKTC Başbakanı Ünal Üstel, bağımlılıkla mücadelede Başbakanlık koordinasyonunda üst düzey yeni bir yapı oluşturulacağını ve bu yapıya bizzat başkanlık edeceğini açıkladı. Üstel ayrıca, 16 yataklı Alkol Madde Tedavi Merkezi’nin (AMATEM) KKTC’ye kazandırılması için gerekli adımların atıldığını ve Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu aracılığıyla 25 bin 415 kişiye kesintisiz hizmet sağlandığını bildirdi.<br />
<br />Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Başbakanlığa bağlı Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu öncülüğünde KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen KKTC Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu’nda konuştu. Söz konusu etkinliğe Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldı.<br />
<br />Sempozyumun, KKTC’de bağımlılıkla mücadelede yürütülen çalışmaları değerlendirmek, yeni riskleri belirlemek ve önümüzdeki dönemin ortak yol haritasını hazırlamak amacıyla gerçekleştirildiğini belirten Üstel, Türkiye’den gelen heyet üyeleri, ilgili bakanlıklar, kamu kurumları, güvenlik güçleri, üniversiteler, akademisyenler, sağlık çalışanları ve sivil toplum kuruluşlarının sürecin temel paydaşları olduğunu söyledi.</p>
<p>&#8220;Bağımlılık çağımızın en büyük toplumsal tehditlerinden biridir&#8221;<br />
<br />Bağımlılığın yalnızca bağımlı kişiyi etkilemediğini vurgulayan Üstel, &#8220;Bağımlılık, çağımızın en büyük toplumsal tehditlerinden biridir. Sadece bağımlı olan kişiye zarar vermiyor. Aileleri dağıtıyor, çocuklarımızın geleceğini karartıyor, suçu, şiddeti ve toplumsal huzursuzluğu besliyor. Devletlerin sosyal ve ekonomik yapıları üzerinde ağır sonuçlar doğuruyor&#8221; dedi.<br />
<br />Parçalı ve geçici çalışmalarla sonuç alınamayacağını ifade eden Üstel, Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu, sağlık ve eğitim kurumları ile güvenlik güçlerinin çalışmalarının ortak bir devlet politikası altında buluşturulması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>&#8220;Devlet, bağımlılık ortaya çıkmadan önce riski görmelidir&#8221;<br />
<br />Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca uyuşturucu madde ele geçirmekten veya bağımlı bir kişiyi tedavi etmekten ibaret olmadığını vurgulayan Üstel, mücadelenin ailede başlayıp okulda, mahallede, iş yerinde ve sosyal hayatın her alanında sürmesi gerektiğini söyledi. Üstel, &#8220;Devlet, bağımlılık ortaya çıkmadan önce riski görmelidir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi doğru bilgiyle korumalıdır. Ailelerimizi bilinçlendirmelidir. Bağımlılıkla karşı karşıya kalan insanımızın tedaviye kolaylıkla ulaşmasını sağlamalıdır. Tedavisi tamamlanan insanımızın toplumsal yaşama yeniden katılmasının önünü açmalıdır&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Dijital bağımlılık, yasa dışı bahis ve kumarı da aynı ciddiyetle ele almalıyız&#8221;<br />
<br />Uyuşturucu, alkol ve tütün bağımlılığının yanı sıra dijital bağımlılık, yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığı gibi davranışsal bağımlılıkların da aynı ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirten Üstel, değişen tehditlere göre mücadele yöntemlerinin sürekli yenilenmesi gerektiğini söyledi. Bağımlı bireyleri dışlayan veya aileleri suçlayan bir anlayışı kabul etmediklerini kaydeden Üstel, &#8220;Bağımlılık yaşayan insanımızın tedaviye, desteğe ve yeniden hayata tutunmaya ihtiyacı vardır. Hiçbir aile kendisini çaresiz hissetmemelidir. Hiçbir insanımız nereye başvuracağını bilmeden kapı kapı dolaşmamalıdır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;25 bin 415 kişiye kesintisiz hizmet sağladık&#8221;<br />
<br />Başbakanlığa bağlı Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu aracılığıyla önleme, eğitim, danışmanlık, yönlendirme, bilimsel araştırma ve sosyal uyum çalışmalarının sürdürüldüğünü belirten Üstel, bin 191 Bağımlılık Danışma ve Destek Hattı ile 7 gün 24 saat danışmanlık, bilgilendirme ve yönlendirme hizmeti verildiğini söyledi.<br />
<br />Sosyal Uyum Merkezi aracılığıyla bağımlılıkla mücadele eden kişilerin yeniden sosyal yaşama katılımının desteklendiğini aktaran Üstel, psikolojik destek, eğitim, spor ve sosyal faaliyetlerle kişilerin yeniden hayata tutunmasına katkı sağlandığını kaydetti. Üstel, &#8220;Bugüne kadar bağımlılıktan muzdarip bireylerimize, ailelerine, eğitimden araştırmaya, önlemeden rehabilitasyona Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonumuz aracılığıyla 25 bin 415 kişiye kesintisiz hizmet sağladık&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;16 yataklı AMATEM için gerekli adımları attık&#8221;<br />
<br />Tedavi kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalara değinen Üstel, &#8220;Tedavi kapasitemizi güçlendirmek amacıyla 16 yataklı Alkol Madde Tedavi Merkezi’nin (AMATEM) ülkemize kazandırılması için gerekli adımları attık&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Bilimsel araştırmalar ve ESPAD çalışmalarıyla madde kullanımındaki değişimlerin, yeni risklerin ve gençlere yönelik tehditlerin takip edildiğini belirten Üstel, üniversitelerin ve gençlerin de bağımlılıkla mücadelenin aktif paydaşları haline getirildiğini kaydetti.</p>
<p>Bağımlılıkla mücadelede oluşturulacak yapıya Üstel başkanlık edecek<br />
<br />Bağımlılıkla mücadelede yürütülen çalışmaların daha güçlü bir kurumsal yapıya kavuşturulacağını açıklayan Üstel, Başbakanlığın koordinasyonunda üst düzey yeni bir yapı oluşturulacağını söyledi. Üstel, &#8220;Bu yapıya da Türkiye’de Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız gibi, Başbakan olarak ben başkanlık edeceğim. İlgili bakanlıklarımızın ve kamu kurumlarımızın karar alıcı temsilcileri bu yapı içerisinde yer alacak. Her kurumun görevi açık biçimde belirlenecek. Çalışmalar ortak bir strateji ve eylem planı üzerinden yürütülecek&#8221; dedi.<br />
<br />Kararların yalnızca kağıt üzerinde kalmayacağını vurgulayan Üstel, &#8220;Uygulamalar takip edilecek. Sonuçlar ölçülecek. Eksiklikler zamanında belirlenecek ve gerekli adımlar atılacak&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Önleme, erken müdahale, danışmanlık, tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyum süreçlerinin birbirini tamamlayan tek bir sistem haline getirileceğini belirten Üstel, veri toplama ve değerlendirme altyapısının da güçlendirileceğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Atık su analizi için çalışmaları başlatacağız&#8221;<br />
<br />Uyuşturucu kullanımının bilimsel yöntemlerle takip edilmesine yönelik yeni adımlar atılacağını açıklayan Üstel, &#8220;Atık su analizi gibi bilimsel takip yöntemlerinin ülkemizde uygulanması için gerekli çalışmaları başlatacağız. Devlet laboratuvarımızın teknik kapasitesini bu doğrultuda geliştireceğiz&#8221; dedi.<br />
<br />Uyuşturucu arzıyla mücadelede güvenlik güçlerinin imkanlarının ve kurumlar arasındaki bilgi paylaşımının artırılacağını kaydeden Üstel, Türkiye’de 2014 yılından bu yana uygulanan Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu modelinin önemli bir tecrübe ortaya koyduğunu ifade etti.<br />
<br />Bu tecrübenin KKTC’nin ihtiyaçlarına uygun şekilde değerlendirileceğini belirten Üstel, ortak çalışma grupları oluşturulacağını ve iki ülkenin kurumları arasında düzenli bilgi ve deneyim paylaşımı sağlanacağını söyledi. Üstel, &#8220;KKTC’nin bilimsel birikimini ve saha deneyimini Anavatan Türkiye’nin güçlü kurumsal kapasitesiyle birleştireceğiz&#8221; dedi.<br />
<br />Kıbrıs Türk halkına verdiği destek dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Türkiye’nin ilgili kurumlarına teşekkür eden Üstel, hedeflerinin bağımlılık ortaya çıkmadan önlem almak, bağımlı kişileri tedaviye ulaştırmak, tedavisi tamamlanan kişileri yeniden hayata kazandırmak, çocukları, gençleri ve aileleri korumak olduğunu kaydetti.<br />
<br />Üstel, sempozyum sonucunda hazırlanacak &#8220;KKTC Uyuşturucu ile Mücadele Strateji ve Eylem Planı&#8221;nın ülkeye hayırlı olmasını diledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Macron: &#8220;Rusya’nın Avrupalılara ve Fransa’ya yönelik hibrit tehdidi yoğunlaştı&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/macron-rusyanin-avrupalilara-ve-fransaya-yonelik-hibrit-tehdidi-yogunlasti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 15:16:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/macron-rusyanin-avrupalilara-ve-fransaya-yonelik-hibrit-tehdidi-yogunlasti/</guid>

					<description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın son haftalarda Avrupalılara ve Fransa’ya yönelik hibrit tehdidinin yoğunlaştığını belirterek, kritik altyapıların dron ve siber saldırılara karşı korunması için yeni bir plan hazırlanacağını açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, uluslararası gelişmelerin ülkenin güvenliği ve ekonomisi üzerindeki etkilerini görüşmek üzere siyasi liderleri Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda topladı. Başbakan Sebastien Lecornu’nun da katıldığı kapalı toplantıda, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" frameborder="0" width="560" height="315" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xb9l8hq&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share"></iframe>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın son haftalarda Avrupalılara ve Fransa’ya yönelik hibrit tehdidinin yoğunlaştığını belirterek, kritik altyapıların dron ve siber saldırılara karşı korunması için yeni bir plan hazırlanacağını açıkladı.<br />
<br />Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, uluslararası gelişmelerin ülkenin güvenliği ve ekonomisi üzerindeki etkilerini görüşmek üzere siyasi liderleri Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda topladı. Başbakan Sebastien Lecornu’nun da katıldığı kapalı toplantıda, parlamentoda temsil edilen siyasi partilerin liderleri ile cumhurbaşkanı adayları ve temsilcilerinin yanı sıra Fransa’nın iç ve dış istihbarat servisleri, askeri istihbarat ve enerji yönetiminin üst düzey isimleri hazır bulundu.</p>
<p>&#8220;Rusya’nın Avrupalılara ve Fransa’ya yönelik hibrit tehdidi yoğunlaştı&#8221;<br />
<br />Toplantının ardından kamera karşısına geçen Cumhurbaşkanı Macron, Fransa’nın karşı karşıya olduğu iki temel konunun Avrupa’da artan Rus hibrit tehdidi ile Orta Doğu’daki savaşın ağırlaştırdığı enerji krizi olduğunu söyledi. Macron, Rusya’nın Avrupa’ya yönelik faaliyetlerinin son dönemde farklı bir boyuta ulaştığını söyledi. &#8220;Rus saldırganlığının ve Avrupa’ya yönelik tehditlerinin niteliği değişiyor&#8221; diyen Macron, yolcu trenine yönelik dron saldırısını, Almanya’nın Leipzig Havalimanı’nda Rusya’nın sorumlu tutulduğu saldırı girişimini, Danimarka açıklarında bir fırkateyn yakınında yaşanan olayı ve Avrupa hava sahalarındaki ihlalleri örnek gösterdi. Özellikle Leipzig’deki saldırı girişimin ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Macron, &#8220;Leipzig’de yaşananlar, başka herhangi bir Avrupa kentinde de yaşanabilir. Hiç kimse riskin dışında değil&#8221; dedi.<br />
<br />Macron, &#8220;Son haftalarda Rusya’nın Avrupalılara ve Fransa’ya yönelik hibrit tehdidi yoğunlaştı. Amaç bizi korkutmak ve Ukrayna’ya verdiğimiz desteği engellemektir. Sonuç tam tersi olacaktır. Biz korkmuyoruz, çünkü biliyoruz ki bugün ve yarınki güvenliğimiz Ukrayna’da tehlikede&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Macron, Rusya’nın Fransa’ya yönelik hibrit saldırılarının &#8220;cevapsız kalmayacağını&#8221; söyledi.</p>
<p>&#8220;Tehdit seviyesi yükseldi&#8221;<br />
<br />Fransa’da güvenlik tedbirlerinin de artırılacağını açıklayan Macron, hükümetten kritik altyapılar ile savunma sanayisinin en hassas tesislerini dron ve siber saldırılara karşı koruyacak yeni bir plan hazırlamasını istediğini söyledi. Macron, Fransa’nın daha önce siber saldırılar ve bilgi operasyonlarının hedefi olduğunu hatırlatarak, &#8220;Risk gerçek ve tehdit seviyesi yükseldi&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Akaryakıt fiyatları rekor seviyede&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki toplantının ikinci önemli gündemini enerji krizi oluşturdu. Fransa’da motorinin ortalama litre fiyatı 2.39 Euro’yu aşarak tarihi seviyeye ulaşırken, bazı akaryakıt istasyonlarında fiyatlar 3 Euro sınırına kadar çıktı. Macron, &#8220;Pompadaki fiyatlar tarihi seviyelere ulaştı. Bu durum bugün çok sayıda vatandaşımızın ciddi şekilde sıkıntı yaşamasına neden oluyor ve satın alma gücü üzerindeki baskıyı artırıyor&#8221; dedi. Fiyat artışlarının ülke içindeki siyasi kararlardan değil, uluslararası gelişmelerden kaynaklandığını savunan Macron, &#8220;Bu durum tamamen savaşların ve uluslararası koşulların sonucu&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Hürmüz Boğazı’ndan geçişler birkaç hafta öncesine göre daha da kötü durumda&#8221;<br />
<br />Enerji fiyatlarındaki artışta Hürmüz Boğazı’ndaki durumun önemli rol oynadığını belirten Macron, dünya enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan boğazdaki trafiğin ciddi şekilde azaldığını söyledi. Fransız lider, &#8220;Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı kalmaya devam ediyor. Yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşma yok ve geçişler birkaç hafta öncesine göre daha da kötü durumda&#8221; dedi. Fransa’nın boğazın barışçıl biçimde yeniden açılması için diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü söyleyen Macron, bir anlaşmaya ulaşılması halinde tanker ve konteyner gemilerinin güvenli geçişine destek vermeye hazır olduklarını belirtti.<br />
<br />Hürmüz’e alternatif olarak kullanılan Suudi Arabistan’ın Yanbu güzergahının da saldırılardan etkilendiğini söyleyen Macron, bu hat üzerinden taşınan petrol miktarının önemli ölçüde düştüğünü açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı, &#8220;Yanbu’ya ulaşan boru hattı birkaç milyon varil eşdeğerinin aktarılmasını sağlamıştı. Yanbu’daki tesislere yönelik saldırıların ardından bu hacimler de ciddi şekilde azaldı&#8221; dedi. Macron, Rusya ve Ukrayna’daki enerji altyapılarının tahrip edilmesinin de ham petrol, motorin, uçak yakıtı ve doğal gaz fiyatları üzerindeki küresel baskıyı artırdığını belirtti.</p>
<p>Fransa’dan yeni enerji hamlesi<br />
<br />Paris yönetimi, enerji arzını güvence altına almak için alternatif güzergahlar ve yeni tedarik imkanları üzerinde çalışıyor. Macron, Irak’tan Doğu Akdeniz’e uzanabilecek enerji koridorları üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, bu konuyu Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin yanı sıra Ürdün Kralı II. Abdullah ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile de görüştüğünü söyledi. Macron, &#8220;Ürdün ve Lübnan, Suriye ile birlikte Irak gazının çıkışını güvence altına almak açısından kritik ülkeler arasında&#8221; dedi.<br />
<br />Fransa ayrıca Suudi Arabistan ve Mısır üzerinden Körfez’deki doğal gaz ve rafine petrol ürünlerinin Doğu Akdeniz’e ulaştırılmasını sağlayabilecek alternatifler üzerinde çalışıyor. Macron, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Irak Başbakanı, Katar Emiri, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı ve Nijerya Cumhurbaşkanı ile son haftalarda enerji tedariki konusunda görüşmeler yaptığını belirtti. Fransa’nın önceliğini &#8220;motorin, uçak yakıtı ve doğal gaz&#8221; olarak sıralayan Macron, pazar günü Saint-Pierre-et-Miquelon’da Kanada Başbakanı Mark Carney ile de petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretini görüşeceğini söyledi. Enerji krizine karşı G7 ülkelerinin de bir araya geleceğini açıklayan Macron, &#8220;Önümüzdeki haftalarda enerji konularına ayrılmış bir G7 toplantısı gerçekleştireceğiz&#8221; dedi. Macron, &#8220;Stratejik rezervlerin serbest bırakılması seçeneklerini değerlendireceğiz&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Fransa ayrıca Avrupa Komisyonu’ndan doğal gaz stoklarının güçlendirilmesi, ithalat kapasitesinin korunması ve rafinerilerin daha fazla üretim yapabilmesi için yeni adımlar atmasını isteyecek.</p>
<p>Kamu borcu yeni yardımları zorlaştırıyor<br />
<br />Akaryakıt fiyatlarının yükselmesiyle birlikte Fransa’da vergilerin düşürülmesi, fiyatların dondurulması ve hanelere yeni mali destek sağlanması yönündeki talepler de arttı. Macron bu seçenekleri tamamen dışlamadı, ancak ülkenin kamu maliyesindeki duruma dikkat çekti. Macron, Covid-19 salgını ve önceki enerji krizlerinde Fransız hanelerini korumak için büyük miktarda kamu kaynağı kullanıldığını hatırlatarak yeni geniş kapsamlı desteklerin ya bütçe açığını ya da vergi yükünü artıracağını söyledi. &#8220;Bir noktada Fransızlara karşı tutarlı ve dürüst olmak gerekiyor&#8221; diyen Macron, &#8220;Bu para Fransızların parası. Sonunda ya daha fazla açık ya da daha fazla vergi anlamına gelir&#8221; ifadelerini kullandı. Balıkçılar, çiftçiler ve yakıta yoğun şekilde bağımlı sektörlere yönelik yardımların gerektiğinde uyarlanabileceğini belirten Macron, yoğun araç kullanan yaklaşık 3 milyon kişiyi ilgilendiren destek mekanizmasının da ele alınacağını söyledi.</p>
<p>Fransa halkına birlik çağrısı<br />
<br />Akaryakıt fiyatlarının yeni bir toplumsal tepkiye yol açıp açmayacağının sorulması üzerine Macron, gösterilerin &#8220;her zaman meşru&#8221; olduğunu söyledi, ancak mevcut fiyat artışlarının hükümet politikalarından değil, uluslararası krizlerden kaynaklandığını savundu. Fransızlara birlik çağrısında bulunan Macron, &#8220;İçinden geçtiğimiz durum ciddi. Uluslararası durum ve maruz kaldığımız savaşların sonuçları nedeniyle ciddi&#8221; ifadelerini kullandı. Macron, hükümetin kısa vadede kritik altyapıları korumayı ve enerji arzını güvence altına almayı, daha uzun vadede ise Fransa ve Avrupa’nın dış enerji bağımlılığını azaltmayı hedeflediğini söyledi.<br />
<br />Fransa’nın kamu borcu 2026’nın ilk çeyreğinde 3 trilyon 536,1 milyar Euro’ya, borcun milli gelire oranı ise yüzde 117.5’e ulaştı. Hükümet aynı zamanda bütçe açığını azaltmak amacıyla 2027 bütçesinde yaklaşık 54 milyar euroluk tasarruf üzerinde çalışıyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Putin, oyunu uzaktan kullandı</title>
		<link>https://www.haberizma.com/putin-oyunu-uzaktan-kullandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:29:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/putin-oyunu-uzaktan-kullandi/</guid>

					<description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, milletvekili seçimlerinde oyunu elektronik ortamda kullandı. Rusya’da Ukrayna savaşının başlamasından bu yana ilk kez parlamento seçimleri gerçekleştiriliyor. Rus parlamentosunun alt meclisi olan Devlet Duma’sının yeni üyelerini belirlemek üzere sabah saatlerinde başlayan oy verme işlemi sürüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, oyunu bilgisayar üzerinden elektronik ortamda kullandı. Putin oyunu kullandığı anların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, milletvekili seçimlerinde oyunu elektronik ortamda kullandı.<br />
<br />Rusya’da Ukrayna savaşının başlamasından bu yana ilk kez parlamento seçimleri gerçekleştiriliyor. Rus parlamentosunun alt meclisi olan Devlet Duma’sının yeni üyelerini belirlemek üzere sabah saatlerinde başlayan oy verme işlemi sürüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, oyunu bilgisayar üzerinden elektronik ortamda kullandı. Putin oyunu kullandığı anların fotoğrafı paylaşıldı.<br />
<br />Son yıllarda oyunu uzaktan kullanmayı tercih eden Putin, 2024’te devlet başkanlığı seçimlerinde ve Moskova Şehir Duma seçimlerinde çevrimiçi oy kullanmıştı. Putin, daha önce de Moskova belediye başkanlığı seçimleri de dahil olmak üzere oylamalara uzaktan katılmıştı.</p>
<p>Pazar gününe kadar sürecek<br />
<br />Rusya’nın 9. Devlet Duması’nın milletvekillerini belirlemek üzere yapılan seçimler, 20 Eylül’e kadar devam edecek. İlk kez, Ukrayna’dan ilhak edilen Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri ile Herson ve Zaporijya sakinleri, Rus parlamentosunun alt meclisi için yapılacak yasama seçimlerine katılacak. Seçimlere Birleşik Rusya, Rusya Komünist Partisi (CPRF), Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR), Yeni İnsanlar, Adil Bir Rusya, Sosyal Adalet İçin Emekliler Partisi, Rusya Komünistleri, Rodina, Doğrudan Demokrasi Partisi ve Ekolojik Partisi Yeşiller katılıyor.<br />
<br />Ayrıca 39 bölgede parlamento, 10 bölgenin idari merkezinde yerel meclis seçimleri yapılıyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz KKTC’de</title>
		<link>https://www.haberizma.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kktcde-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:05:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kktcde-3/</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile düzenlediği ortak basın toplantısında, &#8220;Rum kesiminin son dönemlerde özellikle, soykırımdan dolayı uluslararası mahkemeler önünde yargılanan Netanyahu hükümetiyle geliştirdiği ilişkiler aslında bütün bu meselelere bakış açısını ve zihniyetini de ortaya koymaktadır. Böyle bir işbirliği içine girebilen bir zihniyetin 1974 Barış Harekatı olmasaydı neler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" frameborder="0" width="560" height="315" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xb9itvy&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share"></iframe>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile düzenlediği ortak basın toplantısında, &#8220;Rum kesiminin son dönemlerde özellikle, soykırımdan dolayı uluslararası mahkemeler önünde yargılanan Netanyahu hükümetiyle geliştirdiği ilişkiler aslında bütün bu meselelere bakış açısını ve zihniyetini de ortaya koymaktadır. Böyle bir işbirliği içine girebilen bir zihniyetin 1974 Barış Harekatı olmasaydı neler yapıyor olacağını herhalde tahmin edebiliriz&#8221; dedi.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, resmi ziyaret kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) geldi. Yılmaz, başkent Lefkoşa’daki Ercan Havalimanı’nda KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile ortak basın toplantısı düzenledi. Her fırsatta KKTC’yi ziyaret etmeye çalıştıklarını belirten Yılmaz, &#8220;Aynı şekilde Sayın Başbakan, hükümet yetkilileri de Türkiye’yi ziyaret ediyorlar. Bu elbette rastgele bir durum değil. Anavatan ve garantör ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle son derece özel ilişkilerinin bir neticesidir. Biz gelecekte, tasada, kıvançta biriz. Dar günde de, geniş günde de bir aradayız, omuz omuzayız&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap vermesi için her türlü gayreti sarf etmeye devam edeceğiz&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Türk halkının selamlarını Kıbrıs Türk halkına ileten Yılmaz, 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasının ardından 3 Eylül’de KKTC’ye geldiğini hatırlatan Yılmaz, &#8220;O gün hem taziyelerimizi iletmiştik, hem yapılan çalışmaları yerinde görmüştük, hem de kayıpları olan ailelerimizle bir araya gelme fırsatı bulmuştuk. Ben bir kez daha bu elim kazada hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Geride kalanlara sabır diliyorum. Hala ulaşamadığımız kazazedeler var, onlara da bir an önce ulaşılmasını diliyorum. Bunun için de çok yoğun bir gayret içinde olduğumuzun altını ben de çizmek istiyorum&#8221; dedi.<br />
<br />Facianın ilk anından itibaren yakın diyalog içerisinde olduklarını ve bütün imkanların seferber edildiğini kaydeden Yılmaz, gece gündüz fedakarca arama-kurtarma çalışması yürütüldüğünü belirtti. Yılmaz, &#8220;Bir taraftan da tabii hukuki süreçler başlatıldı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde. Adli yardımlaşma kapsamında biz de Adalet Bakanlığımız ile bu çalışmalara destek oluyoruz. Hukuki süreçleri işbirliği içinde yürütüyoruz. Sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap vermesi için her türlü gayreti sarf etmeye devam edeceğiz&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Benzer hadiselerin yeniden yaşanmaması için çıkarılması gereken dersler ve atılması gereken adımlar konusunda KKTC makamlarıyla çalıştıklarını belirten Yılmaz, iki günlük ziyarette Kıbrıs Türk halkının huzuruna, güvenliğine ve refahına katkı sağlayan çalışmaların ele alınacağını söyledi.</p>
<p>15 şehit defnedilecek<br />
<br />Yılmaz, Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu’na katılacaklarını, 14 Ağustos 1974 tarihinde Atlılar’da katledilen ve kimliklendirme çalışmaları sonucunda kimlikleri belirlenen 15 şehidin devlet töreniyle defnedileceğini, ardından TİKA tarafından hayata geçirilen Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılışının gerçekleştirileceğini belirtti.<br />
<br />&#8220;Hafızası olmayan bir toplum geleceğini de sağlam bir zeminde inşa edemez&#8221; diyen Yılmaz, yeni nesillerin geçmişin hakikatlerini görebilmesi ve toplumsal hafızanın doğru şekilde oluşabilmesi adına müze çalışmasını çok kıymetli bulduklarını ifade etti.</p>
<p>Yılmaz çeşitli açılışlar gerçekleştirecek<br />
<br />Ziyaretin ikinci gününde KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenecek spor kompleksiyle ilgili lansmana katılacaklarını ve ardından Güzelyurt’ta kurulan soğuk hava deposunun açılışını gerçekleştireceklerini kaydeden Yılmaz, gençlerin ve tarım kesiminin mali işbirliği sürecindeki önemine işaret etti.<br />
<br />Fiber altyapı projesinin meclisten geçtiğini hatırlatan Yılmaz, &#8220;İnşallah Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dijital bir ada olma vizyonuna büyük katkı sunacak. Vatandaşların daha ucuza, daha kaliteli hizmet almasına vesile olacak. İşletmelerin aynı şekilde rekabet gücünü arttıracak çok önemli bir proje. Dijital çağda izolasyonlar da anlam ifade etmez. Anlam ifade etmediğini dosta düşmana gösterecek bir proje&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Çeşitli çevrelerden yükseltilen seslerin ne kadar doğru işler yaptığımızın ispatı olduğunu ifade etmek istiyorum&#8221;<br />
<br />Yılmaz, önemli bir diğer projenin Ada’ya doğal gaz getirilmesi olduğunu belirterek, &#8220;Bu insani ve son derece hukuki projelere Rum kesimi başta olmak üzere çeşitli çevrelerden yükseltilen seslerin ne kadar doğru işler yaptığımızın ispatı olduğunu ifade etmek istiyorum. Demek ki birilerini rahatsız etmiş. Kim ne derse desin. Biz doğru olanı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin faydasına olan, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin refahını artıracak işleri desteklemeye devam edeceğiz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanındadır&#8221;<br />
<br />Ada’da iki devletin bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, &#8220;Tekrar tekrar söylüyoruz ama söylemekte de fayda var. Ada’da iki devletin olduğu bir gerçeklik var. Bu gerçekliği görmezden gelerek hareket eden hiç kimsenin sağlıklı bir politika ortaya koyması ve gerçekleştirmesi mümkün değil. İki devletli gerçeği herkesin görmesi lazım&#8221; dedi.<br />
<br />İki devletin işbirliği yapabileceğini ifade eden Yılmaz, &#8220;Ortak menfaatler olur, ortak meseleler olur. Bütün adayı ilgilendiren konular olur. İki devlet birlikte çalışır. Kıbrıs Türk halkını azınlık konumuna düşürüp devlet olma vasfını ortadan kaldırmaya yönelik hiçbir çabanın başarılı olmadığını, olmayacağını ifade etmek isterim&#8221; dedi.<br />
<br />Rum tarafının İsrail ile ilişkilerine de değinen Yılmaz, &#8220;Diğer taraftan da Rum kesiminin son dönemlerde özellikle, soykırımdan dolayı uluslararası mahkemeler önünde yargılanan Netanyahu hükümetiyle geliştirdiği ilişkiler aslında bütün bu meselelere bakış açısını ve zihniyetini de ortaya koymaktadır. Böyle bir işbirliği içine girebilen bir zihniyetin 1974 Barış Harekatı olmasaydı neler yapıyor olacağını herhalde tahmin edebiliriz. Dolayısıyla şundan Kuzey Kıbrıs Türk halkı emin olsun, Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanındadır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Hesap yapan ülkelerin hesapları son derece temelsiz, Barış Harekatı barış getirmiştir, bu çalışmalar beyhude&#8221;<br />
<br />Ada’ya yönelik hesap yapan ülkelere ilişkin de konuşan Yılmaz, &#8220;Ada’ya yönelik diğer hesap yapan ülkelerin de bu hesaplarının son derece temelsiz hesaplar olduğunu vurgulamak isterim. Yaptıkları işler ancak buradaki huzuru, istikrarı zedeler&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından Ada’da oluşan duruma değinen Yılmaz, &#8220;Halbuki Barış Harekatı 50 yılı aşkın bir süredir bu adaya huzur vermiştir. İstikrar getirmiştir, barış getirmiştir ve bu ortamda da adanın her tarafında kalkınma hızlanmıştır, demokrasi güçlenmiştir ve insanlar çok daha müreffeh bir şekilde yaşamaya başlamışlardır. Geçmişi bilenler bunun en güçlü tanıklarıdırlar&#8221; dedi.<br />
<br />Yılmaz, &#8220;Dolayısıyla bu yapılan çalışmaların beyhude olduğunu, bunlardan bir an önce dönülmesi gerektiğini de buradan ifade etmek istiyorum. Biz kim ne yaparsa yapsın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hak ettiği uluslararası statüye, kalkınmışlık düzeyine yükseltmek için her türlü desteği vermeye ve her zaman işbirliği içinde olmaya devam edeceğiz&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suudi Arabistan’a yönelik saldırıda İtalya’nın Eurofighter savaş uçağı vuruldu</title>
		<link>https://www.haberizma.com/suudi-arabistana-yonelik-saldirida-italyanin-eurofighter-savas-ucagi-vuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:37:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/suudi-arabistana-yonelik-saldirida-italyanin-eurofighter-savas-ucagi-vuruldu/</guid>

					<description><![CDATA[İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi Arabistan’ın Taif Hava Üssü’ne düzenlenen saldırıda İtalyan Eurofighter uçağının vurulduğunu, üste bulunan İtalyan askeri personelinden yaralanan olmadığını belirtti. İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’da Doğal Kararlılık Operasyonu kapsamında İtalyan askerlerinin de bulunduğu Taif Hava Üssü’ne gece saatlerinde düzenlenen saldırılara ilişkin gelişmeleri büyük dikkatle takip ettiğini belirtti. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi Arabistan’ın Taif Hava Üssü’ne düzenlenen saldırıda İtalyan Eurofighter uçağının vurulduğunu, üste bulunan İtalyan askeri personelinden yaralanan olmadığını belirtti.<br />
<br />İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’da Doğal Kararlılık Operasyonu kapsamında İtalyan askerlerinin de bulunduğu Taif Hava Üssü’ne gece saatlerinde düzenlenen saldırılara ilişkin gelişmeleri büyük dikkatle takip ettiğini belirtti. Bakan Crosetto, &#8220;Saldırıdan hiçbir İtalyan askeri etkilenmedi. Saldırıda üssün içinde ve ücra bir bölgede bulunan İtalyan F-2000 (Eurofighter) uçağı vuruldu. Personelimizin kullandığı araçlarda veya altyapıda başka bir hasar yok&#8221; ifadelerini kullandı. Bakan Crosetto, &#8220;Genelkurmay Başkanı General Luciano Portolano’dan, Müşterek Harekat Komutanlığı Komutanı General Giovanni Maria Iannucci’den ve Hava Kuvvetleri Komutanı General Antonio Conserva’dan son haftalarda yapılan değerlendirmelerin ardından gelişen durum, personelimizin durumu ve muhtemel operasyonel seçenekler hakkında daha ayrıntılı bir değerlendirme yapmalarını istedim. Askeri personeli korumaya yönelik tüm güvenlik önlemlerinin bir süredir yürürlükte olduğu teyit edildi. Savunma Bakanlığı’ndaki bir toplantıda ilk güncellemeyi alacağım. Durum, personelimizin tam korunmasını sağlamak ve gerekli sorumlulukla hareket etmek amacıyla azami dikkatle izlenmektedir&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Yemen’deki İran destekli Husiler, son günlerde Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını artırmıştı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya’da Ukrayna savaşının başlamasından bu yana ilk parlamento seçimleri</title>
		<link>https://www.haberizma.com/rusyada-ukrayna-savasinin-baslamasindan-bu-yana-ilk-parlamento-secimleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 07:28:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/rusyada-ukrayna-savasinin-baslamasindan-bu-yana-ilk-parlamento-secimleri/</guid>

					<description><![CDATA[Rusya’da 2022’de başlayan Ukrayna savaşından beri düzenlenen ilk parlamento seçimleri için oy verme işlemi başladı. Rusya’da Ukrayna savaşının başlamasından bu yana ilk kez parlamento seçimleri gerçekleştiriliyor. Halk, Rus parlamentosunun alt meclisi olan 450 sandalyeli Devlet Duma’sının yeni üyelerini belirlemek üzere sabah saatlerinden itibaren sandık başına gitmeye başladı. Seçmenler iki ayrı oy pusulası kullanarak Duma’nın 450 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya’da 2022’de başlayan Ukrayna savaşından beri düzenlenen ilk parlamento seçimleri için oy verme işlemi başladı.<br />
<br />Rusya’da Ukrayna savaşının başlamasından bu yana ilk kez parlamento seçimleri gerçekleştiriliyor. Halk, Rus parlamentosunun alt meclisi olan 450 sandalyeli Devlet Duma’sının yeni üyelerini belirlemek üzere sabah saatlerinden itibaren sandık başına gitmeye başladı. Seçmenler iki ayrı oy pusulası kullanarak Duma’nın 450 sandalyesinin yarısını, oy pusulasında listelenen siyasi partileri seçerek belirleyecek. Diğer sandalyeler ise tek sandalyeli seçim bölgelerinde bireysel adaylar arasından seçilecek. Ruslar, Devlet Duması üyelerinin yanı sıra yerel seçimler için de oy kullanacak. 11 bölgedeki seçmenler valilerini, 39 bölgedeki seçmenler ise bölgesel meclis üyelerini seçecek. Oy verme işlemi 111 milyon seçmen arasında katılımı artırmak amacıyla 3 güne yayılırken, elektronik oylamaya da izin verildi. Seçimler ayrıca Rusya’nın Ukrayna’da işgal ettiği bölgeleri kapsıyor.</p>
<p>Birleşik Rusya’nın parlamentoda hakimiyetini koruması bekleniyor<br />
<br />Seçimlerde 11 parti, Duma sandalyeleri için yarışıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i destekleyen iktidar partisi Birleşik Rusya’nın parlamentoda baskın konumunu koruması bekleniyor. 2001 yılında Kremlin yanlısı partilerin birleşmesiyle kurulan Birleşik Rusya, o zamandan beri Putin’i destekledi ve parlamentoya hakim oldu. Birleşik Rusya, 2021 seçimlerinde Duma’daki sandalyelerin 3’te 2’sinden fazlasını kazandı. Partinin aday listesinin başında 22 yıldır Rusya’nın en üst düzey diplomatı olan Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Moskova’nın güçlü belediye başkanı Sergey Sobyanin olmak üzere ağır toplar yer alıyor. Bürokratlardan oluşan bir parti olarak görülen yapıya yeni yüzler katma çabasıyla partinin üçüncü en yüksek rütbeli yetkilisi, Ukrayna insansız hava aracı tarafından ağır yaralanan savaş muhabiri Yevgeny Poddubny oldu. Birleşik Rusya Partisi üyeleri, Kremlin’in Ukrayna’daki &#8220;özel askeri operasyon&#8221; olarak adlandırdığı savaş çabalarını ve Putin’in hedeflerini destekleme sözü verdi.<br />
<br />Diğer yandan hükümetle tüm kilit konularda aynı doğrultuda oy kullanan &#8220;muhalefetin&#8221; birkaç küçük partisinin de parlamentoda varlıklarını sürdürmesi bekleniyor.<br />
<br />Kremlin, 2022’de Ukrayna’ya yönelik savaşın başlamasından bu yana yapılan ilk parlamento seçimlerinin, savaşa yönelik kamuoyu desteğini vurgulamasını ve eylemlerine &#8220;meşruiyet&#8221; görünümü kazandırmasını bekliyor.</p>
<p>Rusya, savaş karşıtı sesleri susturdu<br />
<br />Savaşı eleştirmeye cesaret eden tek siyasi oluşum olan liberal Yabloko partisi, geçtiğimiz ay Rusya Yüksek Mahkemesi tarafından seçim listesinden çıkarıldı ve partinin tek seçim bölgesindeki yarışlarda birkaç adayı kaldı. Ayrıca bazı savaş karşıtı politikacılar seçim kampanyası öncesinde hapse atıldı veya yurt dışına kaçmak zorunda kaldı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kosova’da Batı Nil Virüsü kaynaklı ilk ölüm</title>
		<link>https://www.haberizma.com/kosovada-bati-nil-virusu-kaynakli-ilk-olum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 20:58:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/kosovada-bati-nil-virusu-kaynakli-ilk-olum/</guid>

					<description><![CDATA[Kosova Üniversite Klinik Merkezi (KQÜK), Batı Nil Virüsü (WNV) tanısı konulan bir hastanın hayatını kaybettiğini ve bunun Kosova’da virüs nedeniyle kaydedilen ilk ölüm vakası olduğunu açıkladı. Kosova’da Batı Nil Virüsü nedeniyle ilk ölüm vakası yaşandı. Kosova Üniversite Klinik Merkezi (KQÜK) tarafından yapılan açıklamaya göre 2 Mayıs 1960 doğumlu R. I. adlı hasta, 10 Eylül’de akut [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kosova Üniversite Klinik Merkezi (KQÜK), Batı Nil Virüsü (WNV) tanısı konulan bir hastanın hayatını kaybettiğini ve bunun Kosova’da virüs nedeniyle kaydedilen ilk ölüm vakası olduğunu açıkladı.<br />
<br />Kosova’da Batı Nil Virüsü nedeniyle ilk ölüm vakası yaşandı. Kosova Üniversite Klinik Merkezi (KQÜK) tarafından yapılan açıklamaya göre 2 Mayıs 1960 doğumlu R. I. adlı hasta, 10 Eylül’de akut meningoensefalit (beyin dokusu ve beyin zarlarının iltihabı) tanısıyla ve ağır klinik durumda Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği’ne yatırıldı. Hastanın hastaneye kaldırılmadan önce 5 gün boyunca ayakta tedavi gördüğü belirtildi.<br />
<br />Hastaneye yatırıldığı gün gerekli tetkiklerin yapıldığı ve hastanın klinik durumuna uygun tedaviye başlandığı bildirildi. Laboratuvar incelemeleri kapsamında gerçekleştirilen Batı Nil Virüsü &#8220;RT-PCR&#8221; testi ise pozitif sonuçlandı.<br />
<br />KQÜK, hastanın sağlık durumunun son derece ağır seyretmesi üzerine yoğun bakım tedavisine alındığını ve gerekli tüm tıbbi müdahalelerin sürdürüldüğünü ancak, tüm çabalara ve uygulanan tedaviye rağmen hastanın 15 Eylül 2026 tarihinde saat 08.40’ta hayatını kaybettiği bildirildi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Romanya’da yeni başbakan adayı AP milletvekili Muresan olarak gösterildi</title>
		<link>https://www.haberizma.com/romanyada-yeni-basbakan-adayi-ap-milletvekili-muresan-olarak-gosterildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 19:43:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/romanyada-yeni-basbakan-adayi-ap-milletvekili-muresan-olarak-gosterildi/</guid>

					<description><![CDATA[Romanya Cumhurbaşkanı Nicusor Dan, mayıs ayında eski Başbakan Ille Bolojan’ın hükümetinin düşmesinin ardından Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili ve Ulusal Liberal Parti (ULP) üyesi Siegfried Muresan’ı yeni hükümeti kurmak üzere başbakan adayı olarak gösterdi. Romanya’da geçtiğimiz mayıs ayında eski Başbakan Ilie Bolojan hükümetinin parlamentoda yapılan güvensizlik oylamasının ardından düşmesi sonrası yeni başbakan adayı belirlendi. Romanya Cumhurbaşkanı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Romanya Cumhurbaşkanı Nicusor Dan, mayıs ayında eski Başbakan Ille Bolojan’ın hükümetinin düşmesinin ardından Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili ve Ulusal Liberal Parti (ULP) üyesi Siegfried Muresan’ı yeni hükümeti kurmak üzere başbakan adayı olarak gösterdi.<br />
<br />Romanya’da geçtiğimiz mayıs ayında eski Başbakan Ilie Bolojan hükümetinin parlamentoda yapılan güvensizlik oylamasının ardından düşmesi sonrası yeni başbakan adayı belirlendi. Romanya Cumhurbaşkanı Nicusor Dan, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili ve Ulusal Liberal Parti (ULP) üyesi Siegfried Muresan’ı başbakan adayı olarak gösterdi.<br />
<br />Romanya basınında yer alan haberlere göre Cumhurbaşkanı Dan, yeni başbakan adayının belirlenmesine ilişkin meclisteki siyasi partilerin temsilcileriyle görüştü. Görüşmelerin ardından Dan, Muresan’ı başbakan adayı olarak göstermeye karar verdi. Dan, parlamentoda net bir çoğunluk bulunmadığını belirterek hükümeti kurma görevini Muresan’a vermeyi önerdiğini açıkladı.<br />
<br />Dan, görüşme sonrasında yaptığı açıklamalarda, Romanya’nın &#8220;Batı yanlısı çizgide&#8221; kalacağına ve mali politikalar da dahil olmak üzere uluslararası taahhütlerini yerine getireceğine inandığını kaydetti. Görüşmelere ilişkin değerlendirmesinde Dan, siyasi partilerin ulusal çıkarlardan ziyade seçim kaygılarını ön planda tuttuğunu savundu.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Dan’ın başbakan adayı olarak gösterdiği 44 yaşındaki siyasetçi Muresan ise sosyal medya hesabından söz konusu teklifi kabul ettiğini açıkladı. Muresan’ın, parlamentoda yapılacak güven oylaması öncesinde yeni hükümetin listesini hazırlamak için 10 günü bulunuyor.<br />
<br />Romanya’da bir sonraki parlamento seçimlerinin 2028’den önce yapılması beklenmiyor. Avrupa Birliği üyesi ülke, şimdiye kadar hiçbir zaman erken parlamento seçimine gitmedi. Ancak Cumhurbaşkanı Dan, bu ayın başında yaptığı açıklamada, erken seçim seçeneğini artık tamamen göz ardı etmediğini belirtti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun ve Ürdün Kralı II. Abdullah’tan Paris’te Lübnan toplantısı</title>
		<link>https://www.haberizma.com/fransa-cumhurbaskani-macron-lubnan-cumhurbaskani-aoun-ve-urdun-krali-ii-abdullahtan-pariste-lubnan-toplantisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 19:17:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/fransa-cumhurbaskani-macron-lubnan-cumhurbaskani-aoun-ve-urdun-krali-ii-abdullahtan-pariste-lubnan-toplantisi/</guid>

					<description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Ürdün Kralı II. Abdullah, Lübnan ordusu ve güvenlik güçlerine yönelik uluslararası desteğin güçlendirilmesi, İsrail’in Lübnan topraklarından çekilmesi ve Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) mevcut operasyonlarını 31 Aralık 2026’da sona erdirmesine ilişkin başlıkları görüşmek üzere başkent Paris’te bir araya geldi. Fransa’nın başkenti Paris’te Lübnan ordusu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Ürdün Kralı II. Abdullah, Lübnan ordusu ve güvenlik güçlerine yönelik uluslararası desteğin güçlendirilmesi, İsrail’in Lübnan topraklarından çekilmesi ve Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) mevcut operasyonlarını 31 Aralık 2026’da sona erdirmesine ilişkin başlıkları görüşmek üzere başkent Paris’te bir araya geldi.<br />
<br />Fransa’nın başkenti Paris’te Lübnan ordusu ve İç Güvenlik Güçleri’ne yönelik uluslararası desteğin artırılması amacıyla &#8220;Akabe Süreci&#8221; kapsamında üst düzey askeri ve teknik toplantı gerçekleştirildi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Ürdün Kralı II. Abdullah’ın açılışını yaptığı toplantıya Türkiye’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülkeden askeri yetkililer ve uzmanların yanı sıra Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) temsilcileri katıldı.<br />
<br />Toplantıda Lübnan ordusu ve İç Güvenlik Güçleri’nin ihtiyaçları, sahadaki operasyonel sorunlar ve uluslararası desteğin koordinasyonu değerlendirildi.</p>
<p>Aoun: &#8220;Lübnanlılar devleti seçti&#8221;<br />
<br />Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun, ülkesinin devlet otoritesini güçlendirme yönünde açık bir tercih yaptığını belirterek, &#8220;Lübnan ve Lübnanlılar devleti seçti&#8221; dedi.<br />
<br />Aoun, ülkenin korunması, egemenliği ve istikrarının Lübnan’ın askeri ve güvenlik kurumlarının sorumluluğunda olması gerektiğini vurguladı. Lübnan Cumhurbaşkanı, geçici ve dağınık yardımlar yerine ordunun ve güvenlik kurumlarının uzun vadeli planlama yapmasına ve kapasitelerini geliştirmesine imkan sağlayacak sürdürülebilir bir uluslararası desteğe ihtiyaç duyulduğunu belirtti.<br />
<br />Devletin ülke topraklarının tamamında otoritesini sağlaması gerektiğini ifade eden Aoun, savaş ve barış kararının yalnızca devlete ait olması ve silahların devletin kontrolünde bulunması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Lübnan ordusunun somut ihtiyaçları masaya yatırıldı<br />
<br />Toplantıda Lübnan ordusunun sahadaki konuşlanmasının &#8220;açık, güvenilir ve gerçekçi&#8221; bir plan çerçevesinde yürütülmesi ve operasyonel ihtiyaçlarının netleştirilmesi üzerinde duruldu. Mali destek, askeri ekipman ve eğitim de görüşülen başlıklar arasında yer aldı.<br />
<br />Kral II. Abdullah, Lübnan ordusunun güçlendirilmesinin ortak bir sorumluluk olduğunu belirtti. Ordunun ihtiyaçları arasında sınır kontrol kapasitesinin artırılması, mevcut askeri teçhizat için yedek parça sağlanması, dronlarla mücadele kapasitesinin geliştirilmesi ve Lübnan hava sahasının gözetlenmesi yer aldı.</p>
<p>İsrail’in çekilmesi ve silahların devletin kontrolüne alınması<br />
<br />Paris’teki görüşmelerde İsrail’in Lübnan’da işgal ettiği topraklardan çekilmesi, Lübnan ordusunun ülkenin güneyinde kontrolü devralması ve silahların yalnızca devletin kontrolünde bulunması gerektiği vurgulandı. Aoun, İsrail saldırıları ve ihlalleri ile Lübnan topraklarındaki İsrail varlığı sürdükçe ülkede kalıcı istikrarın sağlanamayacağını belirtti.</p>
<p>UNIFIL sonrası güvenlik boşluğu endişesi<br />
<br />Toplantının önemli başlıklarından birini de Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nün (UNIFIL) çekilmesinin ardından Lübnan’ın güneyinde oluşabilecek güvenlik boşluğunun önlenmesi oluşturdu. Aoun, UNIFIL’in rolünün sona ermesiyle Lübnan ordusunun sorumluluklarının artacağına dikkat çekerek, geçiş sürecinde herhangi bir güvenlik boşluğu oluşmaması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />Macron, UNIFIL’in görevine son verilmesini &#8220;büyük bir hata&#8221; olarak nitelendirirken, UNIFIL sonrasında bölgede bulunabilecek uluslararası unsurların Lübnan ordusunun yerine geçmemesi, ordunun görevlerini yerine getirmesine destek sağlaması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Macron’dan Trump ile temas mesajı<br />
<br />Macron, İsrail’in bölgede varılan anlaşmalara uyması gerektiğini belirterek, &#8220;ABD Başkanı Donald Trump ve Amerikan yönetimiyle temas kuracağım&#8221; dedi.<br />
<br />İsrail’in Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesine paralel olarak Lübnan devletinin bölgede kontrolü devralması gerektiğini belirten Macron, Lübnan ordusunun güçlendirilmesinin bu süreç açısından kritik olduğunu ifade etti.<br />
<br />Fransa ve Ürdün de Lübnan’ın egemenliğine desteklerini yineleyerek, devlet otoritesinin ülke genelinde güçlendirilmesi, silahların yalnızca devletin kontrolünde bulunması ve BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararının uygulanması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>&#8220;Ortadoğu’daki gerilim Fransa’daki enerji fiyatlarına da yansıyor&#8221;<br />
<br />Paris’teki görüşmelerde daha geniş bölgesel gerilim de ele alındı. Fransa ve Ürdün, Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda deniz güvenliği ve seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemini vurguladı.<br />
<br />Macron, Ortadoğu’daki gelişmelerin Fransa ekonomisi ve enerji fiyatları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Fransa Cumhurbaşkanı, bölgedeki gerilimin azaltılması, enerji tedarik yollarının güvence altına alınması ve enerji fiyatları üzerindeki baskının sınırlandırılmasının Fransızların doğrudan çıkarına olduğunu belirtti.</p>
<p>Akabe Süreci ve İsrail-Lübnan anlaşması<br />
<br />Kral II. Abdullah tarafından 2015’te başlatılan Akabe Süreci, bölgesel ve uluslararası ortaklar arasındaki güvenlik koordinasyonu ve iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.<br />
<br />ABD arabuluculuğunda yürütülen İsrail ve Lübnan arasında yürütülen çerçeve anlaşma sürecinde ise İsrail güçlerinin kademeli olarak çekilmesi, Lübnan makamlarının Hizbullah’ın silahsızlandırılması yönünde adım atması ve Lübnan ordusunun ülkenin güneyine konuşlanması öngörülüyor.</p>
<p>UNIFIL sonrasında yeni misyon seçenekleri<br />
<br />Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2790 sayılı kararıyla görev süresi son kez 31 Aralık 2026’ya kadar uzatılan UNIFIL, bu tarihte mevcut operasyonlarını sona erdirecek ve ardından en fazla bir yıl sürecek düzenli ve güvenli çekilme sürecine girecek.<br />
<br />Fransa ve İtalya, UNIFIL sonrası döneme ilişkin seçenekler üzerinde çalışıyor. Değerlendirilen seçenekler arasında BM himayesi dışında oluşturulabilecek uluslararası bir yapı veya AB öncülüğündeki bir misyon bulunuyor. Muhtemel yapının Lübnan ordusuna eğitim, ekipman, istihbarat paylaşımı ve danışmanlık desteği sağlaması değerlendiriliyor. Henüz nihai bir model üzerinde anlaşma sağlanmadı.<br />
<br />BM de UNIFIL’in çekilmesinden sonra 1701 sayılı kararın uygulanmasının nasıl sürdürülebileceğine ilişkin seçenekler üzerinde çalışıyor. Mavi Hat’ın izlenmesi ve Lübnan ordusunun Litani Nehri’nin güneyindeki konuşlanmasına destek verilmesi bu seçenekler arasında bulunuyor<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paşinyan: &#8220;Rusya’nın 102. Askeri Üssü, Ermenistan’ın güvenliğine hiçbir katkı sağlamıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/pasinyan-rusyanin-102-askeri-ussu-ermenistanin-guvenligine-hicbir-katki-saglamiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:43:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/pasinyan-rusyanin-102-askeri-ussu-ermenistanin-guvenligine-hicbir-katki-saglamiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, &#8220;2022 Eylül olayları, (Rusya’nın) 102. Askeri Üssün Ermenistan’ın güvenliği için hayati bir öneme sahip olmadığını gösterdi. Eğer üssü geri çekmeye karar verirlerse itiraz etmeyeceğiz. 102. Askeri Üs, Ermenistan’ın güvenliğine hiçbir katkı sağlamıyor&#8221; dedi. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Başbakan Paşinyan, &#8220;Rus askeri üssüne ihtiyacımız yok. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, &#8220;2022 Eylül olayları, (Rusya’nın) 102. Askeri Üssün Ermenistan’ın güvenliği için hayati bir öneme sahip olmadığını gösterdi. Eğer üssü geri çekmeye karar verirlerse itiraz etmeyeceğiz. 102. Askeri Üs, Ermenistan’ın güvenliğine hiçbir katkı sağlamıyor&#8221; dedi.<br />
<br />Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Başbakan Paşinyan, &#8220;Rus askeri üssüne ihtiyacımız yok. Üssü geri çekmek istiyorlarsa yarın çekebilirler. Kalmak istiyorlarsa, Ermenistan’da ihtiyacımız olmayan bir üssün konuşlandırılmasının şartlarını görüşmeye hazırız. Bu tutumda belirsiz olan ne var?&#8221; ifadelerini kullandı. Paşinyan, &#8220;Ermenistan’da faaliyet gösteren Rus askeri üssü konusunu hiçbir zaman gündemimize almadık. Şimdi Rusya bunu gündeme aldı ve biz de bu tartışmaya ilişkin bir pozisyon alıyoruz. Geri çekmek istiyorlarsa geri çeksinler&#8221; ifadelerini kullandı. Paşinyan Azerbaycan’ın Karabağ’da tam egemenlik sağlamasıyla sonuçlanan operasyonu işaret ederek, &#8220;2022 Eylül olayları, 102. Askeri Üssün Ermenistan’ın güvenliği için hayati bir öneme sahip olmadığını gösterdi. Hiçbir yetkilimiz böyle bir konuyu gündeme getirmedi veya herhangi bir Rus yetkiliye böyle bir soru yöneltmedi. Eğer üssü geri çekmeye karar verirlerse itiraz etmeyeceğiz. 102. Askeri Üs, Ermenistan’ın güvenliğine hiçbir katkı sağlamıyor. Eğer geri çekmek istemezlerse bu konuyu da görüşmeye hazırız&#8221; dedi. Paşinyan, Ermenistan’ın dengeli bir dış politika ve dengeyi koruma politikası izlediğini yineledi. Paşinyan, &#8220;Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nden (CSTO) çekilmekle tehdit edilmemize gerek yok. Eğer bizi çekmek istiyorlarsa çeksinler. Eğer çekmek istemiyorlarsa çekmesinler&#8221; dedi.</p>
<p>Putin’in açıklaması<br />
<br />Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 2 Eylül’de Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO) zirvesinde düzenlediği basın toplantısında, Ermenistan’ın Rus askeri üssüne ihtiyaç duymadığına inanması durumunda Rusya’nın üssü &#8220;yarın bile&#8221; geri çekmeye hazır olduğunu söylemişti. Putin aynı zamanda Ermeni tarafının Rus askeri varlığını sürdürmek istemesi durumunda Moskova’nın iş birliğine devam etmeye hazır olduğunu da belirtmişti. 3 Eylül’de Nikol Paşinyan bu açıklamaya yanıt vererek, &#8220;Ermenistan’daki 102. askeri üssün varlığını hayati bir gereklilik olarak görmüyoruz. Rusya askeri üssü Ermenistan’dan çekmeye karar verirse itiraz etmeyiz, ancak burada kalma arzusunu dile getirirlerse bunu da görüşürüz. Ancak bu süre zarfında bu konuyu hiç gündeme getirmedik&#8221; demişti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk yüzücü Ece Demir, Amerika’da tarihe geçti</title>
		<link>https://www.haberizma.com/turk-yuzucu-ece-demir-amerikada-tarihe-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:53:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/turk-yuzucu-ece-demir-amerikada-tarihe-gecti/</guid>

					<description><![CDATA[Ultra maraton yüzücüsü 24 yaşındaki Türk sporcu Ece Demir, ABD’nin California eyaletinde bulunan 38 kilometrelik Catalina Kanalı’nı 16 saat 43 dakikada yüzerek geçti. Demir, bu parkuru yüzerek geçen en genç Türk sporcu oldu. Kastamonulu olan ve İstanbul’da yaşayan Türk maraton yüzücüsü 24 yaşındaki Ece Demir, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan 38 kilometrelik Catalina Kanalı’nı yüzerek geçti. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ultra maraton yüzücüsü 24 yaşındaki Türk sporcu Ece Demir, ABD’nin California eyaletinde bulunan 38 kilometrelik Catalina Kanalı’nı 16 saat 43 dakikada yüzerek geçti. Demir, bu parkuru yüzerek geçen en genç Türk sporcu oldu.<br />
<br />Kastamonulu olan ve İstanbul’da yaşayan Türk maraton yüzücüsü 24 yaşındaki Ece Demir, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan 38 kilometrelik Catalina Kanalı’nı yüzerek geçti. Kuş bakışı 38 kilometre, akıntılarla 40 kilometre yüzme mesafesinde olan Catalina Kanalı sularında yüzen Demir, 16 saat 43 dakika süren zorlu mücadeleden sonra Sacred Cove denilen koyda ana karaya çıktı.<br />
<br />Yüzme sırasında tekne ve kanonun eşlik ettiği Ece Demir, gece boyunca karanlıkta görünür olmak ve aynı zamanda deniz canlılarının dikkatini çekmemek için yüzerken kırmızı ve yeşil ışık kullandı. Başarıyla parkuru tamamlayan Demir, Catalina Kanal’ı geçen en genç Türk sporcu olarak da tarihe geçti. Parkurun ardından Ece Demir, Türk bayrağı açarak büyük sevinç yaşadı.<br />
<br />Daha önce de New York’ta 48 kilometrelik 20 Bridges Swim parkurunu başarıyla tamamlayarak en genç sporcu ünvanını alan Demir, Catalina Kanalı’nı da geride bırakarak dünyanın en zorlu açık su yüzme hedeflerinden biri olan Ocean’s Seven yolculuğunda bir adım daha attı.<br />
<br />Başarısıyla ilgili sosyal medyadan paylaşım yapan Ece Demir, Catalina Kanalı’nı geçen en genç Türk sporcu olduğu için mutlu ve gururlu olduğunu ifade etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Reuters: &#8220;Çin, Suudi Arabistan’ın çağrısı üzerine İran’dan Husiler’in kontrol altına alınması için yardım istedi&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/reuters-cin-suudi-arabistanin-cagrisi-uzerine-irandan-husilerin-kontrol-altina-alinmasi-icin-yardim-istedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:40:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/reuters-cin-suudi-arabistanin-cagrisi-uzerine-irandan-husilerin-kontrol-altina-alinmasi-icin-yardim-istedi/</guid>

					<description><![CDATA[Reuters haber ajansının özel haberine göre Çin, Suudi Arabistan’ın yaptığı çağrı üzerine İran’dan Yemen’deki Husi milislerinin kontrol altına alınmasına yardımcı olmasını istedi. Reuters haber ajansının konuyla ilgili bilgi sahibi üç İranlı kaynağa dayandırdığı haberine göre Suudi Arabistan, Yemen’deki Husi milislerinin geçtiğimiz hafta Kızıldeniz kıyısı boyunca ve Babülmendep Boğazı çevresinde hızla ilerlemesi ve bu gelişmelerin Suudi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Reuters haber ajansının özel haberine göre Çin, Suudi Arabistan’ın yaptığı çağrı üzerine İran’dan Yemen’deki Husi milislerinin kontrol altına alınmasına yardımcı olmasını istedi.<br />
<br />Reuters haber ajansının konuyla ilgili bilgi sahibi üç İranlı kaynağa dayandırdığı haberine göre Suudi Arabistan, Yemen’deki Husi milislerinin geçtiğimiz hafta Kızıldeniz kıyısı boyunca ve Babülmendep Boğazı çevresinde hızla ilerlemesi ve bu gelişmelerin Suudi petrol ihracatını ve nakliyatını daha da savunmasız bırakmasının ardından Çin’den yardım istedi. Bunun üzerine Çin yönetimi, İran ile iletişime geçerek Husi milislerinin kontrol altına alınmasını istedi. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, mesajın nasıl iletildiğine veya İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin çarşamba günü Çin’e yaptığı ziyaret sırasında iletilip iletilmediğine dair detay vermedi. Kaynaklara göre İran’ın Çin’in dile getirdiği endişeler doğrultusunda harekete geçip geçmeyeceği belirsiz. Bölgedeki üst düzey bir Batılı diplomat da, &#8220;Pekin, İran’ı Husiler’i dizginlemeye zorlayabilen az sayıdaki başkentten biri. Tahran ve Pekin birbirine ihtiyaç duyuyor. Çin, Tahran’ın göz ardı edemeyeceği bir faktör ve Pekin de Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve Kızıldeniz’deki gemi trafiğinin güvenliğinin sağlanmasını istiyor&#8221; dedi.<br />
<br />Reuters’ın yorum talebine yanıt olarak Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, &#8220;Çin, bölgesel gerilimlerin Yemen ve Kızıldeniz’e daha fazla sıçramasını istemiyor. Bölgesel istikrarsızlığın tırmanması hiçbir tarafın çıkarına değildir. Tüm ülkelerin egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmeli, insanların geçim kaynakları için hayati önem taşıyan tesisler hedef alınmamalıdır. Çin, durumu daha da karmaşık hale getiren eylemlere son verilmesini ve sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesini talep etmektedir&#8221; denildi.<br />
<br />Çin, 10 yıldan uzun bir süredir İran’ın en büyük ticaret ortağı ve petrolünün ana alıcısı olmaya devam ediyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsveç’te Başbakan Kristersson istifa etti</title>
		<link>https://www.haberizma.com/isvecte-basbakan-kristersson-istifa-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:38:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/isvecte-basbakan-kristersson-istifa-etti/</guid>

					<description><![CDATA[İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, parlamento seçiminde merkez sol muhalefetin 176 sandalye ile çoğunluğu elde etmesinin ardından istifa ettiğini açıkladı. İsveç’te pazar günü yapılan parlamento seçiminde merkez sol muhalefetin 176 sandalye ile çoğunluğu elde ederken, iktidardaki sağ blok 173 sandalye kazandı. Sağ bloğun lideri Başbakan Ulf Kristersson, seçimin ardından yeni hükümetin kurulmasına yönelik sürecin başlayabilmesi için [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, parlamento seçiminde merkez sol muhalefetin 176 sandalye ile çoğunluğu elde etmesinin ardından istifa ettiğini açıkladı.<br />
<br />İsveç’te pazar günü yapılan parlamento seçiminde merkez sol muhalefetin 176 sandalye ile çoğunluğu elde ederken, iktidardaki sağ blok 173 sandalye kazandı. Sağ bloğun lideri Başbakan Ulf Kristersson, seçimin ardından yeni hükümetin kurulmasına yönelik sürecin başlayabilmesi için görevinden ayrılma talebinde bulundu. Kristersson yaptığı yazılı açıklamada, &#8220;Bir başbakanın güvenoyu alabilmesi ve yeni bir hükümetin kendi devlet bütçesine destek alabilmesi için artık parlamento partilerinin yapıcı ve açık bir tutum sergilemesi gerekecektir. Bu açmazların etrafından dolaşmak ve istikrarlı ile icraatçı bir hükümetin şartlarını oluşturmak için tüm partilerle görüşmelerin yürütülmesi gerekecektir. Şimdi yeni bir hükümet kurma yolundaki sonraki adımlara öncülük edecek olan kişi Meclis Başkanı’dır. Bu sürecin derhal başlayabilmesi için başbakanlık görevimden affımı talep ediyorum&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İrlanda 2027 Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmayacak</title>
		<link>https://www.haberizma.com/irlanda-2027-eurovision-sarki-yarismasina-katilmayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:03:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/irlanda-2027-eurovision-sarki-yarismasina-katilmayacak/</guid>

					<description><![CDATA[İrlanda, İsrail’in katılımı nedeniyle 2027 Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmama kararı aldı. İsrail nedeniyle Eurovision Şarkı Yarışması’na yönelik boykotlar gelecek yıl da devam edecek. Hollanda’nın ardından İrlanda da İsrail’in katılımı nedeniyle 2027 Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmama kararı aldı. İki ülke üst üste iki yarışmayı da boykot etmiş oldu. Eurovision’a katılmama kararına ilişkin açıklama yapan İrlanda yayın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İrlanda, İsrail’in katılımı nedeniyle 2027 Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmama kararı aldı.<br />
<br />İsrail nedeniyle Eurovision Şarkı Yarışması’na yönelik boykotlar gelecek yıl da devam edecek. Hollanda’nın ardından İrlanda da İsrail’in katılımı nedeniyle 2027 Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmama kararı aldı. İki ülke üst üste iki yarışmayı da boykot etmiş oldu.<br />
<br />Eurovision’a katılmama kararına ilişkin açıklama yapan İrlanda yayın kuruluşu RTE, &#8220;RTE, Gazze’deki korkunç ve devam eden can kayıpları ile çok sayıda sivilin hayatını riske atan insani krizin devam etmesi nedeniyle İrlanda’nın katılımının doğru olmadığını düşünüyor&#8221; ifadelerini kullandı. RTE ayrıca, uluslararası gazetecilerin bölgeye erişiminin engellenmeye devam etmesinden derin endişe duyduklarını belirtti.<br />
<br />İrlanda, 1970 ile 1996 yılları arasında yarışmayı 7 kez kazanarak İsveç ile birlikte yarışmayı en fazla kazanan ülke konumunda bulunuyor.</p>
<p>&#8220;Yarışma artık tarafsız değil&#8221;<br />
<br />Hollanda yayın kuruluşu AVROTROS, 24 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, 2027 Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmayacağını açıklamış, yarışmaya katılan bir ülke geniş çaplı bir askeri çatışmanın içinde yer almaya devam ettiği sürece yarışmanın artık tarafsız olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmişti.</p>
<p>Beş ülke 2026 Eurovision Şarkı Yarışması’nı boykot etmişti<br />
<br />2026 Eurovision Şarkı Yarışması, İsrail’in katılımı nedeniyle İspanya, İrlanda, Hollanda, İzlanda ve Slovenya tarafından boykot edilmişti. Boykot nedeniyle bu yılki yarışmaya katılım, 2003 yılından bu yana en düşük seviyede gerçekleşmiş, yarışma 35 ülkenin katılımıyla yapılmıştı. Final gecesinde sadece 25 ülke yarışmıştı.</p>
<p>2027 Eurovision Bulgaristan’da<br />
<br />Bulgar şarkıcı Darina Yotova’nın, sahne adıyla Dara’nın, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen 2026 Eurovision’u &#8220;Bangaranga&#8221; adlı şarkısıyla kazandığı belirtilmişti. İlk kez yarışmayı kazanan Bulgaristan’ın ev sahipliğinde düzenlenecek olan 2027 Eurovision Şarkı Yarışması, Burgaz kentinde düzenlenecek. Yarışmanın Büyük Final’i 15 Mayıs’ta Arena Burgas’ta gerçekleştirilecek. Yarı finaller ise 11 ve 13 Mayıs’ta yapılacak.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazze’de çöken 7 katlı binada arama-kurtarma çalışmaları ikinci gününde</title>
		<link>https://www.haberizma.com/gazzede-coken-7-katli-binada-arama-kurtarma-calismalari-ikinci-gununde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:22:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/gazzede-coken-7-katli-binada-arama-kurtarma-calismalari-ikinci-gununde/</guid>

					<description><![CDATA[Gazze’de dün çöken 7 katlı binanın enkazında arama-kurtarma çalışmaları ikinci günde devam ederken, çalışmalar sonucunda şu ana kadar 45 kişi enkazdan sağ kurtarıldı. Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında daha önce hasar gören ve dün çöken, yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı Al-Saada adlı 7 katlı binanın enkazında arama-kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor. BM Kalkınma Programı’na bağlı ekiplerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazze’de dün çöken 7 katlı binanın enkazında arama-kurtarma çalışmaları ikinci günde devam ederken, çalışmalar sonucunda şu ana kadar 45 kişi enkazdan sağ kurtarıldı.<br />
<br />Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında daha önce hasar gören ve dün çöken, yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı Al-Saada adlı 7 katlı binanın enkazında arama-kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor. BM Kalkınma Programı’na bağlı ekiplerin de destek verdiği çalışmalar 24 saat aralıksız devam ediyor.<br />
<br />Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Bassal, arama-kurtarma çalışmaları sonucunda şu ana kadar 45 kişinin enkazdan sağ çıkarıldığını belirtti.<br />
<br />Dün yaşanan faciada şu ana kadar 8’i çocuk 21 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, binada 9 aileden yaklaşık 150 kişinin yaşadığı aktarılmıştı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu ABD’de</title>
		<link>https://www.haberizma.com/saglik-bakani-memisoglu-abdde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:10:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/saglik-bakani-memisoglu-abdde/</guid>

					<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, resmi ziyaret kapsamında geldiği ABD’de Hermes Biosciences şirketini ziyaret etti. Sağlık Bakanı Memişoğlu, resmi ziyaret kapsamında ABD’ye geldi. Bakan Memişoğlu, ABD’de biyoteknoloji alanında çalışmalar yürüten, Stanford Üniversitesinde Biyomühendislik Profesörü Dr. Utkan Demirci’nin kurduğu Hermes Biosciences şirketini ziyaret etti. Şirketin faaliyetleri hakkında bilgi alan Bakan Memişoğlu, kanser, yenileyici tıp, organ [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, resmi ziyaret kapsamında geldiği ABD’de Hermes Biosciences şirketini ziyaret etti.<br />
<br />Sağlık Bakanı Memişoğlu, resmi ziyaret kapsamında ABD’ye geldi. Bakan Memişoğlu, ABD’de biyoteknoloji alanında çalışmalar yürüten, Stanford Üniversitesinde Biyomühendislik Profesörü Dr. Utkan Demirci’nin kurduğu Hermes Biosciences şirketini ziyaret etti.<br />
<br />Şirketin faaliyetleri hakkında bilgi alan Bakan Memişoğlu, kanser, yenileyici tıp, organ ve doku hasarları alanlarında çalışmaların yürütüldüğü moleküler biyoloji laboratuvarında incelemelerde bulundu.<br />
<br />Ar-Ge çalışmalarını yerinde değerlendiren Memişoğlu, şirketin çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi aldı. Ziyarette, karşılıklı bilgi paylaşımı ve yenilikçi sağlık teknolojileri üretiminin desteklenmesine yönelik iş birliği fırsatları da değerlendirildi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsviçre’de küçük uçak dağ yamacına çarptı: 3 ölü</title>
		<link>https://www.haberizma.com/isvicrede-kucuk-ucak-dag-yamacina-carpti-3-olu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:33:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/isvicrede-kucuk-ucak-dag-yamacina-carpti-3-olu/</guid>

					<description><![CDATA[İsviçre’nin Valais kantonunda salı günü Cirrus SR22T tipi küçük uçağın dağ yamacına çarparak düşmesi sonucu ikisi Britanyalı 3 kişi hayatını kaybetti. İsviçre’de Alp dağlarının sınırında bulunan Valais kantonunda Salı günü uçak kazası meydana geldi. Cirrus SR22T tipi küçük uçak, kaplıca kenti Leukerbad yakınlarındaki Fluhalp bölgesinde yerel saatle 16.00 sıralarında dağ yamacına çarparak düştü. Kazada 3 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre’nin Valais kantonunda salı günü Cirrus SR22T tipi küçük uçağın dağ yamacına çarparak düşmesi sonucu ikisi Britanyalı 3 kişi hayatını kaybetti.<br />
<br />İsviçre’de Alp dağlarının sınırında bulunan Valais kantonunda Salı günü uçak kazası meydana geldi. Cirrus SR22T tipi küçük uçak, kaplıca kenti Leukerbad yakınlarındaki Fluhalp bölgesinde yerel saatle 16.00 sıralarında dağ yamacına çarparak düştü. Kazada 3 kişi hayatını kaybetti. İngiltere Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi tarafından yapılan açıklamada, ölenlerin ikisinin Britanyalı olduğu aktarıldı.<br />
<br />Valais polisi, uçağın Lugano kentinden havalandığını, Sion Havalimanı’nda mola verdiğini bildirdi. Kazanın nedenine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü aktaran polis, hayatını kaybedenlerin kimliklerinin belirlenmesi sürecinin devam ettiğini aktardı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COP31 Başkanı Kurum’dan Paris’te iklim finansmanı için &#8220;stratejik güvenlik&#8221; uyarısı</title>
		<link>https://www.haberizma.com/cop31-baskani-kurumdan-pariste-iklim-finansmani-icin-stratejik-guvenlik-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:07:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/cop31-baskani-kurumdan-pariste-iklim-finansmani-icin-stratejik-guvenlik-uyarisi/</guid>

					<description><![CDATA[COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Paris’te düzenlenen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Konsey Toplantısı’nda COP31 Başkanlığı’nın OECD ile Stratejik Ortaklığını duyurdu. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Paris’teki OECD merkezinde OECD Konsey Toplantısı ve COP31 Stratejik Ortaklık Etkinliği’ne katıldı. COP31 Başkanı Kurum, OECD [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Paris’te düzenlenen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Konsey Toplantısı’nda COP31 Başkanlığı’nın OECD ile Stratejik Ortaklığını duyurdu.<br />
<br />COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Paris’teki OECD merkezinde OECD Konsey Toplantısı ve COP31 Stratejik Ortaklık Etkinliği’ne katıldı. COP31 Başkanı Kurum, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, OECD üyesi ülkelerin büyükelçileri ve OECD nezdindeki daimi temsilcilerin yer aldığı programda COP31 Başkanlığı’nın Eylem Gündemi’ne ve önceliklerine yönelik bilgilendirme yaptı. COP31 Başkanlığı ile OECD’nin Stratejik Ortak olduğunu açıklayan COP31 Başkanı Kurum, &#8220;OECD’nin ekonomi alanındaki uzmanlığı, güvenilir veri analizleri ve uluslararası karşılaştırma kapasitesinin bu sürece çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Güvenilir ve karşılaştırılabilir OECD verileri ihtiyaçların doğru tespit edilmesini, finansmana erişimin ve bu erişimdeki eşitsizliklerin azaltılmasını ve sınırlı kaynaklarla daha yüksek iklim etkisi oluşturulmasını mümkün kılan bir yol haritası sunmaktadır. Biz de COP Başkanlığı olarak OECD’nin bu gücünden tüm insanlığın geleceği ve ortak evimiz dünyanın selameti için faydalanmak istiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Artık hedefe nasıl ulaşacağımızı da konuşmalıyız&#8221;<br />
<br />&#8220;İklim diplomasisinin saatleri Paris’te ortak bir hedefe göre ayarlandı. Yeni dönemde görevimiz, güçlü bir uygulama düzeni kurmaktır&#8221; diyen Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın uygulamaya yönelik ortaya koyduğu ‘diyalog, uzlaşı, aksiyon’ yaklaşımını anlattı. Türkiye’nin COP31 Başkanlığını ve ev sahipliğini, Avustralya’nın ise müzakere sürecinin başkanlığını üstlendiğini belirten Bakan Kurum, COP31’e doğru giderken Ankara, İstanbul, Hatay, Bonn, Londra ve Trabzon’daki önemli toplantılarla eylem gündemine  yönelik hazırlıkların kamuoyu ile paylaşıldığının altını çizdi. Bakan Kurum, &#8220;Bütün bu çalışmalar bize aynı gerçeği gösterdi; iklim diplomasisinin ağırlık merkezini hedeflerden uygulamaya artık taşımamız gerekiyor. Yani hedefler yeteri kadar belirlendi. Artık tam anlamıyla uygulamaya geçmemiz gerekiyor. Artık hangi hedefe ulaşacağımız kadar o hedefe nasıl ulaşacağımızı da konuşmak mecburiyetindeyiz. Hangi politikayla ilerleyeceğimizi, yatırımı nasıl harekete geçireceğimizi, nasıl finanse edeceğimizi ve sonuçları nasıl ölçeceğimizi ortaya koymalıyız&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Sonuç alabileceğimiz 10 öncelikli başlık ve tema belirledik&#8221;<br />
<br />COP31 Başkanlığı’nın temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyon, Sıfır Atık ve metan azaltımı, iklime dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, gıda güvenliği, okyanuslar ve denizler, dinamik ve dirençli sağlık sistemleri, Rio Sinerjileri ve İklim Uygulama Köprüsü’nü kapsayan 10 öncelikli temasını anlatan Bakan Kurum &#8220;Bugüne kadar alınmış kararlar doğrultusunda sonuç alabileceğimiz 10 öncelikli başlık ve tema belirledik. Finansman, teknoloji ve kapasiteyi geliştirmeyi bu alanların tamamını kesen ortak unsurlar olarak görüyoruz. Yani bu hedefleri gerçekleştirmek için finansman, teknoloji ve yine gelişmekte olan ülkelerin kapasite geliştirmesi bu anlamda çok değerli, çok kıymetli&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Uygulama hedeflerimizle eyleme geçtiğimizi tüm dünyaya göstereceğiz&#8221;<br />
<br />Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın 2035 Uygulama Hedefleri kapsamındaki 2035’e kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e çıkarılması, atık üretimindeki artışın 2035’e kadar yarı yarıya azaltılması, bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun 2035’e kadar en az yüzde 25 azaltılması, üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının 2035’e kadar en az yüzde 15’a çıkarılması, 2035’e kadar iklim dirençli tarım uygulamaları ve iklim değişikliğiyle mücadele eğitimlerinin toplumun her kesiminde tamamlamak ve son olarak yatırım yapılabilir proje portföylerini destekleyecek İklim Uygulama Köprüsü Mekanizmasının 2035’e kadar yaygınlaştırılması başlıklarını tek tek detaylandırdı.<br />
<br />Bu hedeflerin somut ve uygulanabilir hedefler olduğuna dikkat çeken Bakan Kurum, &#8220;Bu hedefler aslında bizim 1,5 derece hedefimiz, kararlılığımız doğrultusunda ortaya koyulmuş bir stratejidir. Ve bu hedeflerin gerçekleşmesiyle birlikte somut bir netice elde edeceğiz. Ne elde edeceğiz? Emisyonları azaltacağız. 2035’e kadar eylem gündemindeki hedeflerin gerçekleşmesi, bizim aslında 1,5 derece hedefimizdeki kararlılığımızı ortaya koyacak. Artık konuşmadan eyleme geçtiğimizi tüm dünyaya hep birlikte gösteriyor olacağız ve netice alacağız&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;OECD’nin analiz kapasitesini cop31’in uygulama gündemiyle buluşturuyoruz&#8221;<br />
<br />İklim Uygulama Köprüsü hedefi doğrultusunda Türkiye’nin hayata geçirdiği, yerel yönetimlerin politika, proje hazırlığı, kurumsal kapasite ve finansmana ulaşmasını aynı süreç içinde toplayan Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansman Kolaylığı (SURFF) yaklaşımını örnek gösterdi. Bakan Kurum, &#8220;OECD ile stratejik ortaklığımız işte tam bu noktada anlam kazanıyor. OECD’nin veri ve ekonomik analiz kapasitesi, politika tecrübesini ve uluslararası karşılaştırma araçlarını COP 31’in uygulama gündemiyle buluşturuyoruz. Hedefimiz Antalya’ya kadar somut çıktılar üretmektir. Yani bugün OECD’nin verileri tüm dünya nezdinde kabul edilmiş bilime dayalı. Aslında bilimle elde ettiğimiz bu birikimi tüm dünya için kullanıyor olacağız&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;İklim meselesi artık bir güvenlik meselesidir&#8221;<br />
<br />Ülkelerin artık iklim krizini tıpkı savaşlar ve çatışmalar gibi geleceğe yönelik ciddi bir tehdit olarak algılaması gerektiğine işaret eden Bakan Kurum şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Finansman meselesinin çok ciddi şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Dünya, güvenlik anlayışını yeniden tanımlıyor. İçinde bulunduğumuz ülkelerden bazılarıyla, NATO ülkeleri, savunma yatırımlarını, milli gelirlerinin yüzde 5’ine kadar yükselten tarihi bir dönüşümün eşiğinde. Demek ki dünya geleceğe yönelik tehditler söz konusu olduğunda kaynak ayırmaktan çekinmiyor. Peki, iklim krizinden daha gerçek, daha yakın, daha kesin bir tehdit var mı? Bu durum karşısında neden harekete geçmiyoruz? Biz iklim güvenliğine de aynı stratejik ciddiyetle, aynı ölçekte bir kaynak seferberliğiyle yaklaşmamız gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, üzerinde yaşanabilir bir dünya kalmazsa, o dünyayı savunmak için harcadığımız hiçbir kuruşun da bir anlamı yok. Mesele yalnızca sınırları korumak değil, sınırların içinde yaşanacak, nefes alınacak, çocuklarımıza bırakabileceğimiz bir gelecek inşa etmektir. Güvenlik, yalnızca askeri değil, iklimsel, ekonomik ve toplumsaldır. İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, bir güvenlik meselesidir. Ertelenemez, ötelenemez, ikinci plana atılamaz. Sizlerin nezdinde ben tüm OECD ülkelerini, tüm dünyayı temiz enerjiye, elektrifikasyona, su güvenliğine, dirençli şehirlere ve yeşil sanayiye kaynak ayırmaya davet ediyoruz. Önümüzde Antalya’ya uzanan önemli bir diplomasi takvimi var. Bu çağrımız her platformda söyleyeceğimiz, altını çizerek, üstüne basa basa ifade edeceğimiz bir çağrı olacaktır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Antalya’da gelin dünyanın bu kötü gidişatına hep birlikte dur diyelim&#8221;<br />
<br />Büyükelçileri ve daimi temsilcileri Antalya’ya davet eden Bakan Kurum konuşmasını şöyle tamamladı:<br />
<br />&#8220;New York İklim Haftası ve Fiji’de, Pre-COP’ta ülkeleri dinlemeye, ortak alanları genişletmeye ve Antalya’nın siyasi zeminini güçlendirmeye devam edeceğiz. 11-12 Kasım’da Dünya Liderler Zirvesi, iklim eylemine güçlü bir siyasi ivme kazandıracak. Türkiye olarak Avustralyalı dostlarımızla birlikte şeffaf, kapsayıcı ve uzlaşı odaklı bir COP31 başkanlığı yürütmeye bizler devam edeceğiz. Ben sözlerime son verirken, sizleri Kasım ayında Antalya’ya davet ediyorum. Antalya’da gelin dünyanın bu kötü gidişatına hep birlikte dur diyelim. Gelin hep birlikte daha fazla sorumluluk alalım ve çocuklarımız için, geleceğimiz için bu mücadeleyi daha kararlı bir şekilde yürütelim diyorum&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Rum lider Hristodulidis ile görüştü</title>
		<link>https://www.haberizma.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-rum-lider-hristodulidis-ile-gorustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:02:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-rum-lider-hristodulidis-ile-gorustu/</guid>

					<description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, ikili görüşme gerçekleştirdi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile GKRY lideri Nikos Hristodulidis, ara bölgede bir araya geldi. BM İyi Niyet Misyon Ofisi’nde gerçekleştirilen baş başa görüşme, saat 11.00’de başladı. İki liderin görüşmesi, yaklaşık 2 saat sürdü. Cumhurbaşkanı Erhürman, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" frameborder="0" width="560" height="315" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xb8w0iu&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share"></iframe>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, ikili görüşme gerçekleştirdi.<br />
<br />KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile GKRY lideri Nikos Hristodulidis, ara bölgede bir araya geldi. BM İyi Niyet Misyon Ofisi’nde gerçekleştirilen baş başa görüşme, saat 11.00’de başladı. İki liderin görüşmesi, yaklaşık 2 saat sürdü.<br />
<br />Cumhurbaşkanı Erhürman, saat 14.00’te Cumhurbaşkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyecek.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polonyalı Bakan Kosiniak-Kamysz: &#8220;Türkiye, son 20 yılda büyük bir dönüşüm yaşadı&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/polonyali-bakan-kosiniak-kamysz-turkiye-son-20-yilda-buyuk-bir-donusum-yasadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 08:10:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/polonyali-bakan-kosiniak-kamysz-turkiye-son-20-yilda-buyuk-bir-donusum-yasadi/</guid>

					<description><![CDATA[Polonya Başbakan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz savunma sanayisinin gelişiminde Türkiye’yi örnek aldıklarını belirterek, &#8220;Türkiye devasa bir sıçrama gerçekleştirdi. Son 20 yılda büyük bir dönüşüm yaşadı, askeri teçhizatın yüzde 80’ini kendi üretir hale geldi&#8221; dedi. Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz 8-11 Eylül’de Kielce şehrinde düzenlenen 34. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Polonya Başbakan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz savunma sanayisinin gelişiminde Türkiye’yi örnek aldıklarını belirterek, &#8220;Türkiye devasa bir sıçrama gerçekleştirdi. Son 20 yılda büyük bir dönüşüm yaşadı, askeri teçhizatın yüzde 80’ini kendi üretir hale geldi&#8221; dedi.<br />
<br />Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz 8-11 Eylül’de Kielce şehrinde düzenlenen 34. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada Türk savunma sanayisinin son yıllarda gerçekleştirdiği dev sıçramayı övdü. Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, Türkiye’nin yalnızca üretim yapıp kendi ihtiyaçları için satın almadığını, aynı zamanda ihracat yaptığını, ihracatı teşvik ettiğini söyledi. Savunma Bakanı Kosiniak-Kamysz, &#8220;Bu Polonya’da da uygulamak istediğimiz bir model. Türkiye devasa bir sıçrama gerçekleştirdi. 20 yıl içerisinde büyük bir dönüşüm yaşadı. Geçmişte kendi ihtiyaçları için gereken teçhizatın yalnızca yüzde 20’sini üretiyor, yüzde 80’ini ise yurt dışından satın alıyordu. Bugün ise bu oranları tamamen tersine döndürmüş durumda&#8221; dedi. Kosiniak-Kamysz günümüz itibarıyla Polonya’da bu oranın yüzde 50’ye yüzde 50 olduğunu söyledi.</p>
<p>&#8220;Güçlü ve güvenli bir Polonya’nın inşası konusunda tüm sorumluluğu üstleniyoruz&#8221;<br />
<br />Hükümet olarak güçlü ve güvenli bir Polonya’nın inşası konusunda tüm sorumluluğu üstlendiklerini belirten Wladyslaw Kosiniak-Kamysz Ukrayna’da sürmekte olan savaşın ne kadar tehlikeli bir dönemde yaşadıklarını anlamalarını sağladığını ifade etti. &#8220;Polonya hükümeti ve parlamentodaki çoğunluk olarak güçlü ve güvenli bir Polonya’nın inşası konusunda tüm sorumluluğu üstleniyoruz. Önümüze çıkarılan hiçbir engel güvenli sınırların oluşturulması, ordumuzun güçlendirilmesi ve Polonya ordusu askerlerinin en iyi kişisel teçhizatla donatılması yolundaki yürüyüşümüzü durduramayacak&#8221; diyen Kosiniak-Kamysz, ülkesinin artık sadece satın alan değil, aynı zamanda üreten bir ülke olmaya başladığını belirtti.<br />
<br />Fuarda Polonya Silahlanma Grubu tarafından amfibi zırhlı muharebe aracı Borsuk temel alınarak geliştirilen 40 tonluk yeni ağır zırhlı muharebe aracının prototipinin sergilenmesinden duyduğu onuru dile getiren Kosiniak-Kamysz, &#8220;Kendi gücümüze inanalım ve bunu inşa edelim, çünkü yalnızca güçlü olanları savunmak isterler&#8221; şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİT Başkanı Kalın, Afganistan’da</title>
		<link>https://www.haberizma.com/mit-baskani-kalin-afganistanda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 15:13:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/mit-baskani-kalin-afganistanda/</guid>

					<description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Afganistan’ın başkenti Kabil ve Kandahar’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Afganistan İstihbarat Genel Direktörlüğü (GDI) Başkanı Abdulhak Vasık ve Afganistan Geçici Hükümeti’nden yetkililer ile görüşmeler gerçekleştirdi. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, resmi temaslarda bulunmak üzere Afganistan’a geldi. Temasları kapsamında başkent Kabil ve Kandahar kentini ziyaret eden Kalın, Afganistan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Afganistan’ın başkenti Kabil ve Kandahar’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Afganistan İstihbarat Genel Direktörlüğü (GDI) Başkanı Abdulhak Vasık ve Afganistan Geçici Hükümeti’nden yetkililer ile görüşmeler gerçekleştirdi.<br />
<br />Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, resmi temaslarda bulunmak üzere Afganistan’a geldi. Temasları kapsamında başkent Kabil ve Kandahar kentini ziyaret eden Kalın, Afganistan İstihbarat Genel Direktörlüğü (GDI) Başkanı Abdulhak Vasık ile bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ayrıca, Afganistan Geçici Hükümeti Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Molla Abdul Gani Baradar, Savunma Bakanı Mevlevi Muhammed Yakub Mücahid ve İçişleri Bakanı Siraceddin Hakkani ile de görüşme gerçekleştirdi.<br />
<br />Temaslarda, Türkiye ve Afganistan arasındaki ilişkilerin yanı sıra güvenlik ve istihbarat alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik atılabilecek adımlar ele alındı. Görüşmelerde, ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmalar da dahil olmak üzere bölgesel ve küresel son gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulunuldu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kosovalılar eski Cumhurbaşkanı Thaçi’nin mahkumiyeti sonrası Lahey’de polisle çatıştı</title>
		<link>https://www.haberizma.com/kosovalilar-eski-cumhurbaskani-thacinin-mahkumiyeti-sonrasi-laheyde-polisle-catisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:31:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/kosovalilar-eski-cumhurbaskani-thacinin-mahkumiyeti-sonrasi-laheyde-polisle-catisti/</guid>

					<description><![CDATA[Hollanda’nın Lahey kentinde Kosova Özel Mahkemesi’nin Kosova’nın eski Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi ve eski Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) liderlerine mahkumiyet kararı vermesinin ardından Kosovalı göstericiler polisle çatıştı. Hollanda’nın Lahey kentinde Kosova’nın eski Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi ve beraberinde yargılanan eski Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) liderlerine mahkumiyet kararı verilmesinin ardından sokaklar karıştı. Lahey kentindeki Kosova Özel Mahkemesi’nin Thaçi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hollanda’nın Lahey kentinde Kosova Özel Mahkemesi’nin Kosova’nın eski Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi ve eski Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) liderlerine mahkumiyet kararı vermesinin ardından Kosovalı göstericiler polisle çatıştı.<br />
<br />Hollanda’nın Lahey kentinde Kosova’nın eski Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi ve beraberinde yargılanan eski Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) liderlerine mahkumiyet kararı verilmesinin ardından sokaklar karıştı. Lahey kentindeki Kosova Özel Mahkemesi’nin Thaçi ve eski UÇK liderlerine mahkumiyet kararı vermesinin ardından Kosovalı göstericiler polisle çatıştı. Çıkan olaylarda bazı göstericiler, polis araçlarına zarar verdi. Polis, tazyikli su kullanarak göstericileri dağıttı. Hollanda polisi tarafından yayımlanan açıklamaya göre olaylarda 1 polis memuru hafif yaralanırken, 2 gösterici gözaltına alındı.</p>
<p>Priştine’de de gerginlik yaşandı<br />
<br />Kosova’nın bağımsızlığında önemli rol üstlenen Kosova Kurtuluş Ordusu’nun (UÇK) eski liderleri aleyhindeki karar sonrasında Kosova’nın başkenti Priştine’de de gerginlik yaşandı. Kararı kent merkezinde kurulan büyük ekranlardan takip eden kalabalık, kararın açıklanmasının ardından yürüyüşe geçerek, Lahey’deki Kosova Özel Mahkemesi’nin ofisinin de bulunduğu Avrupa Birliği Kosova Hukuk Misyonu (EULEX) önünde toplandı. Polis kordonu oluşturulan EULEX merkezi önünde bazı göstericiler, AB misyonuna doğru taş ve şişeler fırlattı.</p>
<p>&#8220;Karar, kabul edilemez bir adaletsizlik&#8221;<br />
<br />Kosova Başbakanı Albin Kurti, karara ilişkin yaptığı açıklamada, &#8220;UÇK’nın dört eski lideri Haşim Thaçi, Kadri Veseli, Rexhep Selimi ve Jakup Krasniqi’nin suçlu bulunması ve böylesine ağır cezalara çarptırılması, kabul edilemez bir adaletsizlik, büyük ve zarar verici bir cezalandırmadır. Karar, şeklen Kosova halkı adına verilmiş olsa da bu boş söylem halkın iradesiyle karıştırılmamalıdır&#8221; dedi.<br />
<br />Kurti, &#8220;Bu karar, temyiz aşamasında mutlaka değişmeli ve düzeltilmelidir. Hem de mümkün olan en kısa sürede. Bu zor anlarda eski UÇK liderlerinin ailelerinin ve tüm bağımsızlık savaşçılarının yanındayız&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Bu arada Sırbistan, suçları inkâr etmeyi ve suçluları ödüllendirmeyi sürdürüyor&#8221;<br />
<br />Eski Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani ise, yayımladığı açıklamada mahkeme kararının tarihi gerçekleri değiştirmeyeceğini ve UÇK’nın haklı bir bağımsızlık mücadelesi yürüttüğünü kaydetti. Osmani, &#8220;UÇK, halkımızın modern tarihinin en gurur verici parçası olmaya devam ediyor&#8221; dedi.<br />
<br />Kosova Savaşı sırasında Sırp güçlerinin işlediği ağır suçların yargıda bir karşılık bulmadığına da işaret eden Osmani, &#8220;13 binden fazla insan, Kosova’daki savaş sırasında soykırımcı Sırbistan tarafından öldürüldü. Bunların 10 bini katledilen sivillerdi&#8221; dedi.<br />
<br />Osmani, &#8220;Tecavüzler, insanlık dışı işkenceler, çocukların öldürülmesi ve diğer korkunç suçlar halen uluslararası adalet tarafından karşılıksız bırakılıyor. Bu arada Sırbistan, suçları inkâr etmeyi ve suçluları ödüllendirmeyi sürdürüyor&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Thaçi’ye 25 yıl hapis<br />
<br />Kosova Özel Mahkemesi, 1998-1999 Kosova Savaşı sırasında UÇK’nın en üst düzey siyasi ve askeri liderleri arasında yer alan eski Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi’yi savaş suçları nedeniyle 25 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kendisiyle birlikte yargılanan eski UÇK liderleri Jakup Krasniqi, Kadri Veseli ve Rexhep Selimi ise sırasıyla 25, 18 ve 13 yıl hapis cezası aldı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski Filipinler lideri Duterte, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısında</title>
		<link>https://www.haberizma.com/eski-filipinler-lideri-duterte-uluslararasi-ceza-mahkemesinde-ilk-kez-hakim-karsisinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:44:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/eski-filipinler-lideri-duterte-uluslararasi-ceza-mahkemesinde-ilk-kez-hakim-karsisinda/</guid>

					<description><![CDATA[Filipinler’in eski devlet başkanı Rodrigo Duterte, 18 ay önce Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sevk edilmesinden bu yana ilk kez mahkeme salonunda hazır bulundu. Eski Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, insanlığa karşı suç işlemekle yargılandığı Hollanda’nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Filipinler’de 2016-2022 yılları arasında devlet başkanlığı yapan 81 yaşındaki Duterte, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Filipinler’in eski devlet başkanı Rodrigo Duterte, 18 ay önce Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sevk edilmesinden bu yana ilk kez mahkeme salonunda hazır bulundu.<br />
<br />Eski Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, insanlığa karşı suç işlemekle yargılandığı Hollanda’nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Filipinler’de 2016-2022 yılları arasında devlet başkanlığı yapan 81 yaşındaki Duterte, 30 Kasım’da başlaması beklenen davanın başlangıcından önce düzenlenen ön duruşmaya katıldı. Duterte, ön duruşmada konuşma yapmadı.</p>
<p>Hakkındaki suçlamalar<br />
<br />Savcılar tarafından &#8220;uyuşturucuyla mücadele&#8221; kapsamında 1 Kasım 2011 ile 16 Mart 2019 tarihleri ??arasında Filipinler’de çocuklar da dahil olmak üzere binlerce kişinin ölümüne yol açmakla suçlanan Duterte’nin insanlığa karşı işlenen suçlardan sorumlu olduğu iddia edilmişti. Duterte, Mart 2025’te Filipinler’de tutuklanarak yargılanmak üzere Lahey’e getirilmiş, UCM’de düzenlenen duruşmaya video bağlantısı aracılığıyla katılmıştı. Ocak ayında Uluslararası Ceza Mahkemesi hakimleri, Duterte’nin sağlık durumunun duruşmaları takip edebilecek kadar iyi olduğunu belirterek gözaltı merkezinden video bağlantısıyla değil, bizzat mahkemede hazır bulunması gerektiğini belirtmişti.<br />
<br />Duterte, uyuşturucu kullanıcılarını ve satıcılarını hedef alan ölüm mangaları kurmak, finanse etmek ve silahlandırmakla suçlanıyor. Duterte ise suçlamaları reddederek uyuşturucuyla mücadele operasyonunun bir parçası olarak polise yalnızca meşru müdafaa emri verdiğini savunuyor.<br />
<br />Duterte devlet başkanlığından önce Davao Belediye Başkanlığı ve Davao Belediye Başkan Yardımcılığı yapmıştı. Duterte ayrıca iddiaya göre ilgili eylemin gerçekleştiği sırada Davao Ölüm Timi’nin kurucusu ve başkanıydı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kosova’nın eski Cumhurbaşkanı Thaçi’ye 25 yıl hapis cezası</title>
		<link>https://www.haberizma.com/kosovanin-eski-cumhurbaskani-thaciye-25-yil-hapis-cezasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:31:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/kosovanin-eski-cumhurbaskani-thaciye-25-yil-hapis-cezasi/</guid>

					<description><![CDATA[Kosova’nın eski Cumhurbaşkanı ve Kosova Kurtuluş Ordusu’nun savaş dönemi liderlerinden Haşim Thaçi, Lahey’de savaş suçlarından suçlu bulunarak 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kosova’daki 1998-2000 dönemine ilişkin savaş suçları ve insanlığa karşı suç iddialarını yargılamak üzere kurulan Kosova Özel Mahkemesi bugün karar için toplandı. Hollanda’nın Lahey şehrinde bulunan mahkeme, 1998-1999 Kosova Savaşı sırasında Kosova Kurtuluş Ordusu’nun [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" frameborder="0" width="560" height="315" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xb8fewm&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share"></iframe>Kosova’nın eski Cumhurbaşkanı ve Kosova Kurtuluş Ordusu’nun savaş dönemi liderlerinden Haşim Thaçi, Lahey’de savaş suçlarından suçlu bulunarak 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.<br />
<br />Kosova’daki 1998-2000 dönemine ilişkin savaş suçları ve insanlığa karşı suç iddialarını yargılamak üzere kurulan Kosova Özel Mahkemesi bugün karar için toplandı. Hollanda’nın Lahey şehrinde bulunan mahkeme, 1998-1999 Kosova Savaşı sırasında Kosova Kurtuluş Ordusu’nun (UÇK) en üst düzey siyasi ve askeri liderleri arasında yer alan eski Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi ile ülke siyasetinin önde gelen üç eski isminin savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla yargılandığı davada ilk derece kararını açıkladı.<br />
<br />Kosova’nın bağımsızlığında kilit rol üstlenen örgütün savaş dönemi liderlerinden Thaçi, savaş suçlarından suçlu bulunarak 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Eski Cumhurbaşkanı, insanlığa karşı işlenen suçlara ilişkin suçlamalardan ise beraat etti.</p>
<p>Üç isme 13 yıldan 25 yıla kadar hapis<br />
<br />Thaçi ile birlikte yargılanan UÇK’nın eski istihbarat sorumlusu ve eski Kosova Meclisi Başkanı Kadri Veseli 18, UÇK’nın eski komutanlarından olan eski milletvekili Rexhep Selimi 13 ve UÇK’nın eski sözcüsü ve eski Kosova Meclisi Başkanı Jakup Krasniqi ise 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.<br />
<br />Mahkeme, UÇK’nın dört eski liderinin tamamını keyfi ve hukuka aykırı bir şekilde özgürlükten yoksun bırakma, zalimane muamele, işkence ve hukuka aykırı şekilde öldürmeyi içeren savaş suçlarından sorumlu buldu.<br />
<br />Temyize açık olan ilk derece kararında mahkeme, dört sanığın &#8220;Kosova’nın bağımsızlığını sağlamak ve gelecekteki Kosova üzerinde siyasi ve kurumsal kontrol tesis etmek amacıyla&#8221; hareket ettiklerini, ancak muhaliflerin hedef alınması, etkisizleştirilmesi ve ortadan kaldırılması ortak amacıyla hareket ederek suç işlediklerine hükmetti.</p>
<p>&#8220;Savcılık sivil nüfusa yönelik herhangi bir saldırının varlığını kanıtlayamadı&#8221;<br />
<br />Mahkeme kararında, &#8220;Nisan 1998 ile Haziran 1999 arasında en az 385 kişinin UÇK mensupları tarafından çeşitli gözaltı merkezlerinde keyfi bir şekilde tutulduğunu, aralarında muhalifler ve Sırp güçleriyle iş birliği yapmakla suçlananların da yer aldığı en az 98 kişinin öldürüldüğünü ve Kosova ile Arnavutluk’un kuzeyinde 303 kişiye işkence ve zalimane muamele uygulandığını&#8221; belirtti.<br />
<br />Mahkeme, Thaçi’nin bazı suçların işlenmesine bizzat katıldığını, bazılarını teşvik ettiğini ve UÇK’nın karşıtlarına yönelik suçlardan haberdar olmasına rağmen bunları önlemek için tedbir almadığını belirtti. Kadri Veseli ve Jaqup Krasniqi, siyasi ve askeri muhaliflere yönelik politikanın uygulanmasındaki kilit isimler olarak nitelendirilirken, Rexhep Selimi ise operasyon bölgelerinin oluşturulmasında ve tutuklamalarda önemli rol oynayan bir isim olarak nitelendirildi. Savcılığın sivil nüfusa yönelik herhangi bir kapsamlı saldırının varlığını kanıtlayamadığı sonucuna varan mahkeme, sanıkları insanlığa karşı suçlar içeren suçlamalardan beraat ettirdi.</p>
<p>Kosovalılar, kararı Lahey ve Priştine ve Prizren’de toplanarak takip etti<br />
<br />Lahey’de açıklanan karar, Kosova’da üzüntü ve öfkeyle karşılandı. Başkent Priştine’de binlerce kişi, sabah saatlerinden itibaren Thaçi ve diğer eski UÇK liderlerinin portreleri ve bayraklarla donatılan şehir merkezindeki meydanda toplandı. Geceyi meydanda geçirenlerin de bulunduğu kalabalık, kararın açıklanmasının ardından Thaçi ve diğer eski UÇK liderleri lehine sloganlar attı. Çok sayıda kişi gözyaşlarını tutamadı. Prizren kentindeki Şadırvan Meydanı’nda da mahkeme dev ekranlardan takip edildi.<br />
<br />Karar öncesinde Hollanda’nın Lahey kentindeki Kosova Özel Mahkemesi binası önünde de onlarca Kosovalı toplandı. UÇK bayrakları taşıyan grup, mahkemenin kararını sloganlar eşliğinde takip etti. Lahey’de başka bir noktada toplanan yaklaşık bin Kosovalı da kararı kurulan büyük ekrandan izledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Endonezya’da kaybolan 5’i gazeteci 8 kişi için arama çalışmaları 9’uncu gününde</title>
		<link>https://www.haberizma.com/endonezyada-kaybolan-5i-gazeteci-8-kisi-icin-arama-calismalari-9uncu-gununde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:41:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/endonezyada-kaybolan-5i-gazeteci-8-kisi-icin-arama-calismalari-9uncu-gununde/</guid>

					<description><![CDATA[Endonezya’nın Anak Krakatau Adası’ndaki yanardağ patlamasını takip etmek üzere 7 Eylül’de bölgeye giden 5’i gazeteci toplam 8 kişiyi arama çalışmaları 9’uncu günde devam ediyor. Endonezya’da kaybolan 5’i gazeteci toplam 8 kişi hala bulunamadı. Anak Krakatau Adası’ndaki yanardağ patlamasını takip etmek üzere 7 Eylül’de bölgeye giden 5 gazeteci, 2 mürettebat ve bir rehberden oluşan 8 kişilik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Endonezya’nın Anak Krakatau Adası’ndaki yanardağ patlamasını takip etmek üzere 7 Eylül’de bölgeye giden 5’i gazeteci toplam 8 kişiyi arama çalışmaları 9’uncu günde devam ediyor.<br />
<br />Endonezya’da kaybolan 5’i gazeteci toplam 8 kişi hala bulunamadı. Anak Krakatau Adası’ndaki yanardağ patlamasını takip etmek üzere 7 Eylül’de bölgeye giden 5 gazeteci, 2 mürettebat ve bir rehberden oluşan 8 kişilik ekibi taşıyan sürat teknesi, Cava ve Sumatra adaları arasındaki sularda kayıplara karışmıştı. Arama çalışmaları 9’uncu gününe girerken, henüz kayıplara dair bir ize ulaşılamadı.</p>
<p>&#8220;Acil bir durumda yanaşmış olabilecekleri tüm adalar kontrol edildi&#8221;<br />
<br />Arama çalışmalarında Banten ile Bengkulu eyaletleri açıklarında 3 bin 962 deniz mili karelik alanı taramak üzere 20 gemi ve 600’den fazla personel görevlendirildi. Ulusal Arama ve Kurtarma Ajansı’nın (Basarnas) Banten Ofisi Operasyon Sorumlusu Rizky Dwianto, Banten kıyıları ve çevredeki adalarda yapılan aramalardan şu ana kadar sonuç alınamadığını belirterek, &#8220;Acil bir durumda yanaşmış olabilecekleri tüm adalar kontrol edildi&#8221; dedi.</p>
<p>Bir kişinin cansız bedenine ulaşıldı<br />
<br />Geçtiğimiz cumartesi günü Enggano Adası kıyısında kayıplardan birine ait olduğundan şüphelenilen bir cansız beden bulundu. Cansız bedenin kimliğini belirlemek için çalışmalar sürüyor.<br />
<br />Kaybolan gazeteciler arasında Endonezya devlet haber ajansı Antara, Merdeka ve iNews için çalışan gazetecilerin yanı sıra Anadolu Ajansı için çalışan serbest kameraman Firdaus Wajidi de bulunuyordu. Beşinci gazetecinin ise serbest fotoğrafçı olduğu belirtildi.<br />
<br />Anak Krakatau Yanardağı’nda 6 Eylül’de meydana gelen patlamada, volkanik kül Java üzerinde 6 bin metre, Sumatra üzerinde ise 15 bin metre yüksekliğe kadar ulaşmıştı. Beş gazeteci, 7 Eylül öğleden sonra Banten’den sürat teknesiyle yola çıkarak, birkaç gün boyunca uçuşları aksatan ve Jakarta da dahil olmak üzere birçok şehri volkanik külle kaplayan yanardağ patlamasına dair fotoğraf ve görüntü çekmek için bölgeye gelmişti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu: &#8220;Kıbrıs Türk halkının geleceğinin yegane zemini, egemen eşit iki devlettir&#8221;</title>
		<link>https://www.haberizma.com/kktc-disisleri-bakani-ertugruloglu-kibris-turk-halkinin-geleceginin-yegane-zemini-egemen-esit-iki-devlettir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:22:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/kktc-disisleri-bakani-ertugruloglu-kibris-turk-halkinin-geleceginin-yegane-zemini-egemen-esit-iki-devlettir/</guid>

					<description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cuhmuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının egemen haklarının korunmasının &#8220;hayali temennilerle değil, gerçeklerle hareket etmeyi&#8221; zorunlu kıldığını belirterek, &#8220;Kıbrıs Türk halkının varlığını ve geleceğini teminat altına alacak yegane zemin, egemen eşit iki devletin kabulü ve Kıbrıs Türk halkının eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir&#8221; dedi. KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cuhmuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının egemen haklarının korunmasının &#8220;hayali temennilerle değil, gerçeklerle hareket etmeyi&#8221; zorunlu kıldığını belirterek, &#8220;Kıbrıs Türk halkının varlığını ve geleceğini teminat altına alacak yegane zemin, egemen eşit iki devletin kabulü ve Kıbrıs Türk halkının eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir&#8221; dedi.<br />
<br />KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu; KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın &#8220;BM Genel Sekreteri’nin işaret ettiği 7 başlığın tümünde ilerlemeye hazır oldukları&#8221; yönündeki değerlendirmelerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bakan Ertuğruloğlu, Kıbrıs ulusal davasında ve Kıbrıs Türk halkının egemen haklarının korunmasında gerçeklerle hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Ertuğruloğlu, &#8220;Kıbrıs Türk halkının varlığını ve geleceğini teminat altına alacak yegane zemin, egemen eşit iki devletin kabulü ve Kıbrıs Türk halkının eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;BM ve AB’nin taraflı yaklaşımı, tıkanıklığın asıl sebebi&#8221;<br />
<br />Kıbrıs sorunundaki tıkanıklığın asıl sebebinin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile birlikte Rum tarafını tek taraflı olarak &#8220;şımartan ve koruyan&#8221; BM ile AB’nin taraflı yaklaşımı olduğunu savunan Ertuğruloğlu, &#8220;Muhatabımızın kim olduğu ve hangi aktörlerin bu haksız statükoyu beslediği gayet açıkken, uluslararası toplumun neresi olduğu meçhul bir ‘çizgiye çekildiğini’ iddia etmek diplomatik bir başarı değil, aksine rasyonel gerçeklerden uzak bir hayalperestliktir&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Sorunun kaynağı olan aktörlerden medet ummak başarı getirmez&#8221;<br />
<br />Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, &#8220;sorunun kaynağı&#8221; olarak nitelendirdiği aktörlerden medet ummanın başarı getirmeyeceğini belirterek, &#8220;Kiminle muhatap olunduğu biliniyor olmasına karşın bilinmiyormuş gibi davranma, siyasi bir beceri ve başarı hikayesi değildir. Muhatabımız da sadece GKRY değil, onu şımartan BM ve AB’dir. Bunları da neresi olduğu meçhul bir ‘çizgiye getirdiğini’ iddia etmek ise hayalperestliktir. Kimden, kimlerden medet umduğuna kişilerin iyi bakması ve doğru analiz yapması gerekmez mi?&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Erhürman’ın açıklaması<br />
<br />BM’nin işaret ettiği 7 başlık yeni geçiş noktalarının açılması, ara bölgedeki mayınların temizlenmesi, düzensiz göçle ortak mücadele mekanizması kurulması, doğal afetlerde ortak müdahale ve kriz yönetimi mekanizması oluşturulması, Kıbrıslı Türk ve Rum gençlerin ortak spor faaliyetlerine katılabilmesi, karma evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşlığı sorunlarının çözülmesi, sivil toplum mekanizmasının oluşturulmasını içeriyor. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman katıldığı bir yayında Kıbrıs sorunundaki tıkanıklığın aşılması için doğru bir diplomatik hatta girdiklerini belirterek BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in işaret ettiği 7 başlığın tamamında ilerlemeye hazır olduklarını söylemişti. Süreç açısından &#8220;umutlu&#8221; olduğunu belirten Erhürman, &#8220;Biz 7 konunun 7’sinde de ilerlemeye hazırız. 6 başlıkta zaten tamamız, 7’nci başlık olan yeni geçiş noktalarında pürüzler var, onları da aşmaya varız&#8221; ifadelerini kullanmıştı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belarus’ta 25 siyasi tutuklu için af</title>
		<link>https://www.haberizma.com/belarusta-25-siyasi-tutuklu-icin-af/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:28:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/belarusta-25-siyasi-tutuklu-icin-af/</guid>

					<description><![CDATA[Belarus’ta Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ile ABD’nin Özel Temsilcisi John Coale arasındaki görüşmelerin ardından 25 siyasi tutuklu serbest bırakılırken, ABD’nin iki Belarus şirketine yönelik yaptırımları kaldırması konusunda geçici anlaşmaya varıldı. Belarus’ta siyasi tutukluların durumu, ülke ile Batılı ülkeler arasındaki ilişkilerde önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Minsk ile Washington arasında tutukluların serbest bırakılmasına yönelik görüşmeler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belarus’ta Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ile ABD’nin Özel Temsilcisi John Coale arasındaki görüşmelerin ardından 25 siyasi tutuklu serbest bırakılırken, ABD’nin iki Belarus şirketine yönelik yaptırımları kaldırması konusunda geçici anlaşmaya varıldı.<br />
<br />Belarus’ta siyasi tutukluların durumu, ülke ile Batılı ülkeler arasındaki ilişkilerde önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Minsk ile Washington arasında tutukluların serbest bırakılmasına yönelik görüşmeler devam ederken, ABD’nin Belarus Özel Temsilcisi John Coale, Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ile bir kez daha bir araya geldi. Coale yaptığı açıklamada, &#8220;Bugün 25 tutuklu serbest. Başkan Trump’ın doğrudan diplomasi konusundaki kararlılığı sonuç veriyor. Bu adım için Devlet Başkanı Lukaşenko’ya, destekleri için de Litvanya’daki dostlarımıza teşekkür ediyorum. ABD-Belarus ilişkilerini geliştirmeye devam edeceğiz ve yakın gelecekte daha fazla kişinin serbest bırakılmasını sağlamak için çalışıyoruz. Henüz işimiz bitmedi&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>ABD, iki Belarus şirketine yönelik yaptırımları kaldıracak<br />
<br />Belarus devlet haber ajansı Belta’nın aktardığına göre, siyasi tutukluların serbest bırakılması karşılığında ABD, iki Belarus şirketine yönelik yaptırımları kaldıracak.<br />
<br />Ülkede yasaklı olan insan hakları grubu Viasna, ABD’nin Belarus Özel Temsilcisi John Coale’nin geçen yılın ortasından bu yana yüzlerce kişinin serbest bırakılmasını sağladığını ancak ülkede hala 900’den fazla siyasi tutuklunun bulunduğunu bildirdi.</p>
<p>Lukaşenko, dün Coale ile bir araya gelmişti<br />
<br />ABD, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yakın müttefiki olan Aleksandr Lukaşenko ile geçtiğimiz yıl görüşmelere başlamış ve tutukluların serbest bırakılması karşılığında Belarus’a yönelik yaptırımları kademeli olarak hafifletmişti. Lukaşenko, dün Coale ile bir araya gelmişti. Görüşmede söz konusu kişilerin siyasi tutuklu olduğunu reddeden Lukaşenko, serbest bırakılan kişilerin yerine sürekli olarak yeni kişilerin tutukladığı yönündeki iddiaları da reddetmişti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Çinli mevkidaşı Wang Yi ile görüştü</title>
		<link>https://www.haberizma.com/iran-disisleri-bakani-arakci-cinli-mevkidasi-wang-yi-ile-gorustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:03:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/iran-disisleri-bakani-arakci-cinli-mevkidasi-wang-yi-ile-gorustu/</guid>

					<description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pekin’e gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir araya geldi. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ziyaret ettiği başkent Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü. Bakanlar, iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası meseleleri ele aldı. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre Çinli bakan, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" frameborder="0" width="560" height="315" src="https://geo.dailymotion.com/player.html?video=xb8cs4q&#038;" allowfullscreen allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share"></iframe>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pekin’e gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir araya geldi.<br />
<br />İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ziyaret ettiği başkent Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü. Bakanlar, iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası meseleleri ele aldı. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre Çinli bakan, görüşmede Orta Doğu’daki mevcut durumun hala istikrarsız olduğunu ve uluslararası barış ile kalkınmayı ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Wang Yi, Tahran ve Pekin’in kapsamlı stratejik ortaklar olduğunu vurgulayarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olan Çin’in uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde yapıcı bir rol oynamaya hazır olduğunu ifade etti. Çin Dışişleri Bakanı, Pekin’in meşru hak ve çıkarlarını korumak amacıyla Tahran ile diyaloğu ve iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu vurguladı.</p>
<p>Taraflara mümkün olan en kısa sürede İslamabad Mutabakatı’na dönmeleri çağrısı<br />
<br />ABD ile İran arasındaki savaşla ilgili olarak da iki ülke arasındaki gerilimin tarafların ve uluslararası toplumun ortak çıkarlarına hizmet etmediğini söyleyen Wang Yi, taraflara mümkün olan en kısa sürede İslamabad Mutabakatı’na dönmeleri çağrısında bulundu. Wang ayrıca Çin’in İran’ın Körfez ülkeleriyle yürüttüğü diyalogda birbirlerinin toprak bütünlüğüne ve ulusal güvenliğine saygı gösterilmesini ve bölgenin ortak çıkarlarının yapıcı şekilde korunmasını destekleyeceğini ifade etti.</p>
<p>&#8220;Bölgedeki mevcut güvenlik mimarisi yeniden düzenlenmeye ve güçlendirilmeye ihtiyaç duyuyor&#8221;<br />
<br />Çin’in bölgesel gerilimlerin Yemen ve Kızıldeniz’e sıçramasını istemediğini belirten Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, sorunun diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. Çinli bakan, Orta Doğu’daki mevcut duruma da değinerek, bölgedeki mevcut güvenlik mimarisinin yeniden düzenlenmeye ve güçlendirilmeye ihtiyaç duyduğunu aktardı. Wang, bölge ülkelerinin ortak, kapsamlı, iş birliğine dayalı ve sürdürülebilir bir güvenlik anlayışını koruma ve Orta Doğu için yeni bir güvenlik mimarisi oluşturma yönündeki etkili çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.</p>
<p>&#8220;Çin, güç kullanımına karşıdır&#8221;<br />
<br />Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Pekin’in her zaman olduğu gibi barış ve istikrara katkıda bulunmaya, barış görüşmelerini ve adaleti teşvik etmeye devam edeceğini söyledi. İran’a yönelik Çin politikasının istikrarlı ve değişmez olduğunu vurgulayan Wang Yi, Pekin’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ve çok taraflı platformlarda adaleti sürekli olarak desteklediğini belirtti. Wang, Çin’in güç kullanımına karşı olduğunu ve uluslararası ilişkilerin normlarını koruyacağını ifade etti. Wang Yi, açıklamasının sonunda Pekin’in Çin-İran ilişkilerinde yeni ilerlemeler sağlamak amacıyla Tahran ile iletişim ve koordinasyonu güçlendirmeye hazır olduğunu vurguladı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya sivilleri taşıyan minibüsü vurdu: 5 ölü</title>
		<link>https://www.haberizma.com/rusya-sivilleri-tasiyan-minibusu-vurdu-5-olu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Kaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:04:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberizma.com/rusya-sivilleri-tasiyan-minibusu-vurdu-5-olu/</guid>

					<description><![CDATA[Ukrayna’nın Dnipropetrovsk bölgesinde sivilleri taşıyan minibüse Rusya tarafından insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, en az 7 kişi de yaralandı. 4 yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna savaşında sivil can kayıpları yaşanmaya devam ediyor. Rusya, Ukrayna’nın Dnipropetrovsk bölgesinde sivilleri taşıyan minibüsü hedef aldı. İnsansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna’nın Dnipropetrovsk bölgesinde sivilleri taşıyan minibüse Rusya tarafından insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, en az 7 kişi de yaralandı.<br />
<br />4 yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna savaşında sivil can kayıpları yaşanmaya devam ediyor. Rusya, Ukrayna’nın Dnipropetrovsk bölgesinde sivilleri taşıyan minibüsü hedef aldı. İnsansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, en az 7 kişi de yaralandı. Bölge Valisi Oleksandr Hanzha, saldırının Nikopol kenti çevresinde gerçekleştiğini açıkladı.<br />
<br />Dnipropetrovsk Bölge Konseyi Başkanı Mykola Lukashuk ise, &#8220;Ruslar alaycı bir şekilde bir yolcu otobüsünü vurdu. Günlük işlerini yapmak üzere yola çıkan insanları taşıyan minibüsü hedef aldılar&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
